YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2841
KARAR NO : 2012/3433
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi
… ile … aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Kurşunlu Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 16.03.2011 gün ve 326/58 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Yeşilöz Köyünde bulunan ve adına vergide kayıtlı bulunan taşınmaza davalı ile arasındaki tutanağa rağmen yeniden ekip biçmek suretiyle davalı tarafından müdahale edildiğini açıklayarak davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … 09.02.2011 tarihli yargılama oturumunda taşınmazın babası ve amcasına ait olduğunu ve başkalarının sürmesini engelleme amacıyla sürdüğünü savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların bulunduğu çalışma alanında kadastro sınırlandırma ve tespit işlemlerine 2011 yılı Mart ayında devam edileceğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK.nun 683 ve devamı maddelerinde düzenlenen tescili talep etme hakkı doğan zilyedin; müdahale edene karşı açmış olduğu ayni hakka dayanan elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Çankırı Kadastro Müdürlüğü’nün 15.02.2012 tarih ve 104 sayılı karşılık yazısında, dava konusu taşınmazların sınırlandırılmasının yapıldığı ancak tespitinin yapılmadığı bildirilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26/son maddesinde Kadastro Mahkemesinin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlayacağı düzenlenmiştir. Kadastro Müdürlüğünün anılan yazısı uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu sabittir. Bu halde mahkemece işin esasına girilerek, tarafların bildirmiş olduğu deliller ışığında yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 18.40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.