YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2854
KARAR NO : 2020/7793
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle davacılar lehine tesis edilen ipotek karşılığının arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle davacılar lehine tesis edilen ipotek karşılığının arttırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki …ili, … ilçesi, … mahallesi 297 parsel sayılı taşınmaza 6745 sayılı Kanununun 35. Maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçiçi 12. maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;Dava konusu taşınmaza dava tarihi itibariyle değer biçen 22.07.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın m2 birim fiyatının 1.300,00 TL/m2 olarak belirlendiği, bozma sonrası hükme esas alınan ve taşınmaza uygulamanın tapuya tescil edildiği tarih itibariyle değer belirleyen 13.08 .2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmaza 0.013 TL/m2 birim fiyat takdir edildiği gözetildiğinde alınan bilirkişi kurulu raporunda belirlenen m2 birim fiyatı inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli bulunmamıştır. Bu itibarla; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,Doğru görülmemiştir.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.