Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/5926 E. 2011/7506 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5926
KARAR NO : 2011/7506
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine ve Kahramanmaraş Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.07.2010 gün ve 495/422 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde; mevki ve sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın 30 yıldan fazla süredir davacının zilyetliğinde olduğunu açıklayarak davacı adına tapuya tescilini istemiş, daha sonra 24.04.1999 tarihli ıslah dilekçesi ile taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu 1062 ada 2 ve 3 parsel olarak Hazine adına tescil edildiğini açıklayarak tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili yargılama oturumlarına iştirak ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Kahramanmaraş Belediye Başkanlığı vekili 22.10.2009 tarihli cevap dilekçesi ile, taşınmazın bulunduğu Karacasu Beldesinin 5393 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca Kahramanmaraş Belediyesine mahalle olarak dahil edildiğini, bu karara karşı idari yargı yoluna gidildiğini, Danıştay 8. Dairesi’nin kararının sonucunun bekletici mesele yapılmasını savunmuştur.
Mahkemece, davacı … lehine zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiğinden davanın kabulü ile Ferhuş Köyü 1070 ada 1 ve 1062 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece 24.04.2010 tarihinde yapılan keşif sırasında keşif mahallinde bulunanlar arasından res’en seçilen yerel bilirkişi beyanları ile yetinilerek karar verilmiştir. Davacı taraf zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Zilyetlik maddi olaylardan olup 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/1. maddesi uyarınca tanık ve yerel bilirkişi dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Davacı dava dilekçesinde tanık beyanı dahil her türlü delile dayandığına göre öncelikle davacıya delillerini ibraz etmesi için süre ve imkan verilmeli, yerel bilirkişi listesi temin edilmeli, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve davacının bildireceği tanıkların 6100 sayılı …nun 243 ve 244 (1086 sayılı HUMK. m 258). maddeleri uyarınca keşif mahalline davetiye ile çağrılmalı, uyuşmazlığın taşınmazın aynına ilişkin olması nedeniyle …nun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca yerel bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenmeli, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılarak çalişki giderilmeye çalışılmalı (…nun 261. maddesi), taşınmazın niteliği belirlenmeli, tespit harici bırakılmış ise hangi nedenle tespit harici bırakıldığı ve imar-ihya ile kazanılacak yerlerden olup olmadığı göz önünde tutulmalıdır.
Öte yandan 12.04.2010 tarihli teknik bilirkişi raporunda, davaya konu taşınmazın imar uygulaması sonucunda oluşan Hazine adına kayıtlı 1070 ada 1 ve 1062 ada 3 parsel içinde kaldığı bildirilmiş olmasına rağmen davacı vekili 01.07.2010 tarihli yargılama oturumunda ısrarla, talep ettikleri yerlerin 2 parsel içinde kaldığını ve ıslah dilekçesinde yanlış parsel numaralarını bildirdiğini açıklamışken, bu husus açıklığa kavuşturulmadan istek dışına çıkılarak …nun 26. maddesine (HUMK.nun 74. maddesi) aykırı olarak hüküm oluşturulması doğru değildir. Mahkemece Hazine adına ihdasen oluşan parselin tespiti ile bu parselin imar uygulamasında imarın hangi ada ve parseline revizyon gördüğünün keşfen tespitiyle buna ilişkin hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı …nın Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.