Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/493 E. 2012/5290 K. 29.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/493
KARAR NO : 2012/5290
KARAR TARİHİ : 29.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 10.000 TL manevi ve 1.067 TL maddi tazminat bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, davalı alacaklı … Alışveriş Merkezleri A.Ş. tarafından borçlu … aleyhine … 3. İcra Müd.nün 2006/11530 sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, belirtilen icra dosyası ile hiçbir ilgilerinin bulunmamasına karşın, 21.11.2010 tarihinde müvekkillere ait … Mahallesi … Sitesi … adresindeki evde ve kendilerinin yokluğunda haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, durumu öğrenmeleri üzerine çevreye rezil olmamak düşüncesi ile dosya borcunu ödeyip eşyalarını geri aldıklarını, müvekkillerin gerek toplumda ve gerekse iş hayatlarında sevilen ve sayılan kişiler olduklarını, yapılan haciz işlemi sonucu maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını, icra memuru tarafından yapılan haciz işleminin hukuka ve usule aykırı olduğunu, haciz işleminin sanki borçluya ait adreste yapılmış izlenimi verecek şekilde işlemler yapıldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile … için 1.037 TL maddi ve 5.000 TL manevi, diğer müvekkil … için 5.000 TL manevi tazminatın 21.11.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalılardan Hazine vekili; davacı tarafın haksız fiile dayandığını, haksız fiilin işlendiği belirtilen tarih itibariyle davanın zamanaşımına uğradığını, davaya dayanak yapılan haciz işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, haczi yapan icra memurunun herhangi bir kusurunun bulunmadığını, öte yandan davanın haczi yapan memura ihbarı gerektiğini, davacı tarafça talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve açılan davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.Davalı … Alışveriş Merkezleri A.Ş. vekili: Davaya dayanak yapılan haczin asıl borçlu …’nın bildirmiş olduğu ve kendisine ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığını, haciz öncesi çevrede yapılan araştırmalarda asıl borçlunun belirtilen adreste oturduğunun tespit edildiğini, yapılan haczin haksız haciz niteliğinde olmadığını ve açılan davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.Mahkemece; haciz işlemi yapılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği ve bu durumda davacıların maddi ve manevi olarak zarara uğradıkları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davalıların vekilleri temyiz etmiştir.Dosya incelendiğinde hacze konu borcu doğuran satış sözleşmesinin ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece satış sözleşmesinin dosyaya ibrazı sağlanmalı, sözleşmede borçlu adresi olarak gösterilen yerde haciz yapılıp yapılmadığının, davalı şirketin savunmasının içeriği tetkik ve tahkik olunarak ve mahallinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün H.U.M.K. 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.