YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/844
KARAR NO : 2020/6708
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, sanıklar … ve … hakkında erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre;
1. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık …’ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 08.05.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 14.07.2011 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2016/1816 Esas numarasında kayıtlı Van 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/281 Esas, 2014/129 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 31.05.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 30.05.2013 olduğu, Yine aynı gün incelenen Dairemizin 2016/5838 Esas numarasında kayıtlı Van 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/241 Esas, 2014/131 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 04.06.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.03.2013 olduğu,
Anılan dosyalarda sanık …’ın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak anılan dosyaların incelenip gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesinin gerekmesi,
2. Sanıklarda 1.960 kg badem için geçen olayda; sanıkların mahkemede usulüne uygun olarak alınan ifadelerinde, eşyanın kaçak olmadığını beyan ile …. Gıda Ltd. Şti. firmasına ait 01.05.2011 tarih, …. seri nolu faturayı sunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, faturayı düzenleyen firma yetkilisinin dinlenip, faturanın firmasına ait olup olmadığını sorulması, suça konu eşyaları sattığını kabul etmesi halinde, faturanın olayda yakalanan eşyalara uygunluk arz edip etmediğinin, firmanın defterinde kayıtlı olup olmadığının tespiti ile ilgili gümrük idaresinden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, dava konusu tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek cins, miktar, menşei ve sair özellikleri itibariyle ayniyet tespiti yapılarak ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşei araştırmasının tamamlanarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, malen sorumlu … ve sanık … müdafii ile Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.