Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2019/2662 E. 2020/7813 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2662
KARAR NO : 2020/7813
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmaza bitişik konumda olan, aynı kamulaştırma kapsamında yer alan 245 ada 236, 248, 157 parsel sayılı taşınmazlara … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/71E, 2018/73 E, 2018/339 E sayılı dosyalarında aynı değerlendirme tarihi itibariyle 101,37 TL/m² değer tespit edilmiş, bu değer Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Bu durumda; yukarda belirtilen dosyalarda belirlenen birim metrekare fiyatı üzerinden değer tespit edilmesi gerekirken aza hükmedilmesi,
2-Dairemiz bozma ilamında dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan kısmı kullanılamaz hale geldiğinden bahisle tüm bedelinin verilmesi gerektiği belirtildiği halde davalı tarafça bozma sonrası yapılan yargılamada arta kalanın tamamen kamulaştırılması istenmediğinden, öncelikle davacı idareye geri kalan taşınmaz bedelinin tamamını ödemek suretiyle taşınmazın tamamının mülkiyet hakkını kazanma imkanı sağlanması ve talebi halinde taşınmaz bedelinin tamamına hükmedilmesi aksi halde %50 değer azalış oranına göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,Doğru görülmemiştir.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.