YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10628
KARAR NO : 2012/7937
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 23/01/1992-20/03/1999 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 23.11.1992–20.3.1999 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 10.6.1993 tarihinde davalı …’ya ait “…” sicil sayılı işyerinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilerek bu işyerinde 10.6.1993-31.01.1997 tarihleri arasında geçen çalışmasının bildirildiği, 3.2.1997 tarihinde davalı … İnşaat Petrol Tur.San.Tic Ltd.Şti’ne ait “44099.32” sicil sayılı işyerinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilerek bu işyerinde 3.2.1997-31.3.1999 tarihleri arasında geçen çalışmasının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacı adına düzenlenmiş sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi ve bir kısım çalışmaların bildirilmesi nedeniyle davacının çalıştığını iddia ettiği 23.11.1992–20.3.1999 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kanıtlanır ise kesintisiz çalışılan sürenin tamamı yönünden davacının talebi hakdüşürücü süreye uğramayacaktır. Bu nedenle işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, “…” sicil sayılı işyerinin dava dışı … Petrol’e ait olduğuna dair Kurumun 15.7.2008 tarihli yazısı bulunmakta ise de bu işyerinin kime ait olduğunun sağlıklı bir şekilde araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, “…” sicil sayılı işyerinin ünvanı, adresi, kapsama alınma tarihi ve kime ait olduğunu Kurumdan sormak suretiyle bu işyerinin dava dışı gerçek veya tüzelkişiye ait olduğu belirlenir ise davalı sıfatıyla davaya dahil etmek, davacının özlük dosyasını ve tespite konu döneme ait aylık ücret tediye bordrolarını, sigortalı ve işyeri sicil dosyalarını, dönem bordrolarını getirtmek, işyerinin Yasa kapsamına alınma tarihi ile tespiti istenen dönem içerisinde Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan bir denetim olup olmadığını sormak, davalı işyerinin dava konusu dönemde faal olup olmadığının belirlenmesi amacıyla vergi kayıtlarını getirtmek, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, dinlenen bordro ve komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre davacının çalışma olgusunu yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlemek, husumet ve hakdüşürücü süreyi de gözeterek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.