Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5853 E. 2013/7380 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5853
KARAR NO : 2013/7380
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Devrek İcra Müdürlüğünün 2010/302 sayılı takip dosyasından, davacıya ait ev eşyalarının 25.05.2010 tarihinde haczedildiğini, evin alt katının borçlu kardeşe ait olmasına rağmen üst kattaki davacıya ait evde haczin yapıldığını belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili,ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edildiği ve İİK’nun 97/a mddesindeki mülkiyet karinesi borçlu lehine olduğundan haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, davacı 3.kişi ve borçlunun kardeş olduğu aynı adreste oturduklarından İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararına olduğu ve karine aksini ispatlayıcı delil sunulmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haciz 25.05.2010 tarihinde …,… Mahallesi, 32 nolu adreste yapılmıştır. Haciz sırasında borçlunun babası hazır olup borçlu oğlunun şu anda orada olmadığını, göstereceği yerde kaldığını beyan etmiş 32/A numaralı evin alt katına götürmüş, mahalde bir divan ve birkaçparça eşya görülmüş ekonomik değeri olmadığından haczi yapılmamış ve bu kez evin 2.katında davacı 3.kişinin isminin yazılı olduğu eve gelinmiş değer tesbiti yapılmaksızın ev eşyaları haczedilmiştir. Bu sırada borçlunun babası, evin davacı 3.kişi oğlu …’ya ait olduğun beyan etmiştir.
İİK’nun 8.maddesi gereğince haciz tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğindedir. Belirtilen haciz tutanağı içeriğinden haczi adresinin davacı 3.kişiye ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mülkiyet karinesi davacı 3.kişi yararına olup karine aksinin davalı alacaklı tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir. Her ne kadar dava 3.kişi tarafından açılmış ise de bu olgu ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz.
Davalı alacaklı haciz yapılan adresin ve hacizli ev eşyalarını borçluya ait olduğu yönünde herhangi bir bilgi ve belge sunmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı 3.kişinin davasının kabulüne karar vermesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temiyz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 21.05.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.