Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/16401 E. 2013/5058 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16401
KARAR NO : 2013/5058
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu hasarlandığını belirtip hasar tutarının davalı … şirketince hasarın kaza ile uyumsuz olduğu gerekçesiyle ödenmediğini bildirerek, 9.830,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yetki, işbölümü ve husumet itirazında bulunup, rizikonun kasko sigortası teminatı kapsamı dışında kaldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davalı tarafın işbölümü itirazının kabulü ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava, 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğünde sonra, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğünden önce 02.05.2012 tarihinde açılmıştır. Dava tarihi itibariyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri yürürlüktedir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde “Aksine hüküm olmadıkça, dava olunan şeyin değerine göre asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesi ticari davalara dahi bakmakla vazifelidir.Şu kadar ki; bir yerde ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4 üncü maddesi hükmünce ticari sayılan davalarla
hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere ticaret mahkemesinde bakılır. İkinci fıkrada yazılı hallerde, munhasıran iki tarafın arzularına tabi olmıyan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukuki mahiyeti itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabilir. İtiraz varit görüldüğü takdirde dosya ilgili mahkemeye gönderilir; bu mahkeme davaya bakmaya mecburdur; ancak, davanın mahiyetine göre tatbikı gerekli usul ve kanun hükümlerini tatbik eder. Ticari bir davanın hukuk mahkemesi, ticari olmıyan bir davanın ticaret mahkemesi tarafından görülmesi hükmün bozulması için yalnız başına kafi bir sebep teşkil etmez.”hükmüne yer verilmiştir.
Davalı vekili tarafından süresi içinde işbölümü itirazında bulunulmuştur. Milas adli yargı çevresi içinde müstakil Ticaret Mahkemesi yoktur. Bu halde Milas Asliye Hukuk Mahkemesi davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakıp karar vermek zorundadır. Her ne kadar işbölümü itirazı üzerine verilen kararların temyizi mümkün değilse de içeriği itibariyle işbölümü itirazının kabulünde yer almaması gereken yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması kararı temyiz edilebilir hale getirmiştir.
Bu durumda süresi içinde yapılan işbölümü itirazı üzerine yargılama çevresi içinde müstakil Ticaret Mahkemesi bulunmayan Milas Asliye Hukuk Mahkemesince davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılarak yapılacak yargılama sonunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yine işbölümü nedeniyle verilen gönderme kararında yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği nazara alınmadan yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.