YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15637
KARAR NO : 2013/4882
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın pert olması sebebiyle 80.188 TL araç bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücünün olayda %75 oranında kusurlu olduğunu belirterek 21.099 TL sovtaj bedeli ile davalı aracının ZMSS ve kasko sigortası (İMSS) poliçe limitlerinin mahsubu ile kusur oranına isabet eden bakiye 14.175 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kusur oranını kabul etmediğini, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, aynı olaya ilişkin Ceyhan Savcılığının hazırlık dosyasının getirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 14.175 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesine ve halefiyet kurallarına göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK’nın 266.maddesi hükmüne göre “mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir”. Trafik kazalarında, tarafların kusur durumlarının ve araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının tesbiti, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan olmadığından, konusunda uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılması gerekir. Bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu takdirde bunun da giderilmesine çalışılmalıdır.
Somut olayda, davacıya kasko sigortalı araç 2008 model … D otomobil olup 101.023 TL sigorta bedeli bulunmaktadır. 23.1.2010 tarihinde saat 11.50’de davalı tarafın işleteni ve sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazasında hasarlanmıştır. Kaza tesbit tutanağında, davalı …’ın yönetimindeki 2002 model BMC damperli kamyon ile Osmaniye istikametinden gelip … kırma ocağına girmek isterken kavşağa dikkatsiz şekilde girmesi sonucu aracının sağ arka tampon, lastik ve kasa kısmına, dava dışı … Bindebir’in yönetimindeki davacıya kasko sigortalı aracın Adana-Osmaniye istikametine seyri sırasında aynı kavşağa geldiğinde aracının ön sağ kısmı ile çarpması ve takla atıp sürüklenmesi suretiyle yaralamalı ve hasarlı kazanın meydana geldiği belirtilmiş, davalı …’ın, kavşaklarda geçiş önceliğine uymamaktan asli, davacının sigortalısının da aracının hızını kavşağa yaklaşırken azaltmadığından tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ekspertiz raporunda davacı aracının pertinin uygun olduğu bildirilmiş ve 80.118 TL araç bedeli sigortalıya ödenerek ibraname alınmıştır. Davacı … şirketi, aynı zamanda davalı tarafa ait aracın da ZMSS ve kasko sigortası şirketi olduğunu belirterek 80.118 TL piyasa değerinden 21.099 TL sovtaj bedelini ve poliçe teminat limitlerini mahsup ederek %75 kusur oranına göre bakiye 14.175 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsili istemiyle bu davayı açmıştır. Davalılar vekili, kusuru, hasar miktarını kabul etmediğini, olayla ilgili olarak Ceyhan Cumhuriyet Savcılığında hazırlık soruşturmasının devam ettiğini, sigortalının çok hızlı seyrettiğini, önünde bulunan traktörü soldan geçmek istemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Ceyhan Cumhuriyet
Savcılığının 2010/490 Esas sayılı hazırlık evrakı dosya içine alınmıştır. Dosyada kazadan sonra olay yerini ve araçların durumunu gösteren fotoğraflar ile sürücüler ve tanıkların ifade tutanakları da mevcuttur. Mahallinde 27.12.2010 tarihinde keşif yapılmış; keşifte dinlenen davalı tanıkları …,… kendilerinin de kamyonlarına … şirketinden yük aldıklarını, davalı aracının Ceyhan istikametinden kendilerinin bulunduğu yöne doğru geldiğini, bu sırada Adana istikametinden gelen bir traktörün sol şeritte olup sola dönmek için sinyal verdiğini, traktörün arkasından oldukça süratli şekilde davacı aracının geldiğini, traktöre çarpmamak için direksiyonu sağa kırıp zikzak yaptığını, bu sırada davalı aracının kavşağı geçmek üzere olduğunu, sadece sağ arka tamponunun yolda kaldığını, davacı aracının davalı kamyonun sağ arka köşesine çarpıp orta refüjdeki taşı da yerinden oynatarak bir süre sürüklendikten sonra yan yatarak durduğunu, davacının sigortalısının traktör ve kamyonu son anda görmesi nedeniyle aracı hızlı olduğundan kontrolünü kaybetmiş olabileceğini, kendilerinin yaralılara yardım ettiğini söylemişlerdir. Sigortalı ile aynı istikamette seyreden bir başka araçta bulunan tanıklar …,…ise karakoldaki ifadelerinde; dava dışı sürücü …’in aracı ile kendi araçlarını solladığını, 50-60 metre ileride Ceyhan-Adana istikametine seyreden davalı tarafa ait aracın kum ocağına dönmek için sol tarafa döndüğünü, sigortalı aracın sürücüsünün buna çarpmamak için sol tarafa kaçtığını, ancak kurtaramadığını, aracının sağ tarafı ile davalı aracının sağ arka kısmına çarptığını söylemişler, traktörden bahsetmemişlerdir. Sigortalı aracın sürücüsü … Bindebir, 21.5.2010 tarihli karakolda alınan ifadesinde; davalı sürücünün yolu kontrol etmeden süratle dönüş yaptığını, kamyonu fark edince frene basmasına rağmen kazaya engel olamadığını beyan etmiştir.
Keşiften sonra alınan trafik görevlisi bilirkişi raporunda; davacı aracının sürücüsü … ‘in kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadan seyretmesi nedeniyle kavşaktan dönüş yapan ve dönüşünü tamamlamak üzere olan davalı aracının sağ arka kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarptığı, olayda 4/8 oranında, davalı sürücü …’ın, kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle 4/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.3.2011 tarihli raporda;
havanın yağışlı, yolun ıslak olduğu, kavşak trafik levhasının bulunduğu, tek yönlü yolda meydana gelen kazada davalı tarafın kavşakta geçiş önceliğine uymaması sebebiyle %75, davacı tarafın kavşaklara yaklaşırken hızın azaltılmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir.
Davalılar vekilinin itirazına rağmen kusur yönünden bir başka rapor alınmamış, 1 ve 2.raporlar arasındaki çelişki giderilmemiştir. Hasar konusunda ne gibi uzmanlıkları bulunduğu anlaşılamayan mali müşavir ve sigorta hakemi bilirkişilerden araç hasarı yönünden ayrı ayrı raporlar alındığı, bu raporlar arasında dahi hasar miktarı hususunda çelişki olduğu, farklı miktarlar belirlendiği halde çelişkinin giderilmesine çalışılmadan 16.3.2012 tarihli sigorta hakemi tarafından düzenlenen rapora göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, öncelikle, davacı … şirketi nezdinde davalı tarafa ait araçla ilgili olarak düzenlenen ZMSS ve kasko sigorta poliçelerinin ilgililerinden temin edilmesi, olay tarihindeki ZMSS poliçe teminatının ve kasko sigorta poliçesi kapsamında düzenlenen İMSS poliçe teminat limitinin belirlenmesi, aynı olayla ilgili ceza davası olup olmadığının araştırılarak varsa ceza dosyasının getirtilmesi, daha sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek kusur ve araç hasarı konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı, kaza tesbit tutanağı tanık beyanları, ekspertiz raporu, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları, varsa ceza dosyası, davalı aracının ZMSS ve İMSS limitleri birlikte değerlendirilerek ve önceki bilirkişi raporları da irdelenerek tarafların olaydaki kusur durumlarının ve sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının tesbit edilmesi, aracın pertinin mi onarımının mı uygun olduğunun, pertinin uygun olması halinde olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değerinin ve sovtaj bedelinin belirlenmesi hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetim elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek
halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.