YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2656
KARAR NO : 2020/1577
KARAR TARİHİ : 17.02.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/09/2017 tarih ve 2015/310 E. – 2017/680 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 21/03/2019 tarih ve 2018/55 E. – 2019/353 K. sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Bölge adliye mahkemesince verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiş ise de, dosyanın yapılan ilk incelemesinde, davacı tarafça toplam 69.338,14 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile, 45.005,20 TL’nin davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK’nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’ni geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 2019 yılı itibariyle 58.800,00 TL’dir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, temyiz kanun yoluna başvuran davalı aleyhine kabul edilen tutar dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanan miktarı itibari ile karar kesin olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, dava dosyasının işlem yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.