YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3384
KARAR NO : 2020/438
KARAR TARİHİ : 10.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 12/09/2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/06/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; 18/01/2002 tarihinde davalının müvekkiline hakaret ettiğini ve kasten yaralamak suretiyle sağ gözünün görme yeteneğini kaybetmesine neden olduğunu belirterek, tedavi gideri ve işgöremezlik tazminatı yönünden oluşan maddi kaybın ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacıyla müvekkili arasında olay günü davacının sebebiyet verdiği bir itiş kakış yaşandığını, davacının sağ gözünde oluşan problemin yaklaşık 35 yıl önce gözüne çivi girmesi nedeniyle oluştuğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının sağ görme azlığı ve maküler skarın 2003 yılından sonra geliştiği, olayla illiyet bağı kurulamadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı yönündeki Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 14/08/2014 tarihli raporu benimsenerek, davanın reddine karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi (6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi) gereğince, ceza mahkemesinin kusur ve zarara ilişkin belirlemesi hukuk hâkimini bağlamazsa da, fail ve olguya ilişkin belirlemesi hukuk hâkimini bağlar.
Davacı vekili dava dilekçesinde yaralanma nedeniyle oluşan tedavi gideri ve işgücü kaybına ilişkin olarak maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; soruşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu Ankara Şube Müdürlüğünden alınan 24/01/2002 tarihli geçici rapor ve dosya kapsamındaki diğer raporlardan davacının, davalının eylemi sonucu basit nitelikte yaralandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalının haksız eylemi sonucu davacının sağ gözünde uzuv tatiline sebebiyet verebilecek nitelikte bir yaralanma oluşmamışsa da, doktor raporlarıyla sabit olan basit yaralama eylemi nedeniyle davacının tazminat istemlerinin değerlendirilmesi gerekir.
Şu halde mahkemece; davacının yaralanma derecesi gözetilip maddi tazminat istemleri değerlendirilerek ve yaralanma nedeniyle manevi zararının da oluştuğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/02/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.