YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8702
KARAR NO : 2020/5792
KARAR TARİHİ : 17.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2013 tarih, 2012/11-1322 Esas ve 2013/421 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak katılan vekilinin temyiz isteminin sadece “Vekalet ücretine” yönelik olması itibarıyla bu konuya hasren yapılan incelemede;
1-Anayasanın 141 ve 5271 sayılı CMK’nun 34, 230 ve 289 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden bozma kararından önceki gerekçeli karara atıfta bulunarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-TCK’nun 143. maddesi uyarınca, suç tarihi itibarıyla yapılacak artırım oranının 1/3’den fazla olamayacağı gözetilmeden, 1/2 oranında artırım yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
3-5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son, yine 5271 sayılı CMK’nun 307/son maddelerinde yer alan “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet Savcısı veya 262 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz” şeklindeki düzenlemeye göre, her ne kadar sanık aleyhine değiştirme yasağı sonuç ceza miktarı yönünden olsa da, bozmanın sonuç ceza dışında kalan kısımlar yönünden de sanık aleyhine etkisizleştirilmemesi veya etkisinin azaltılmaması adına aleyhe değiştirme yasağının söz konusu olacağı, bu açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda; Mahkemenin bozmadan önceki
19.12.2013 tarihli kararının sadece o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından suça sürüklenen çocuk lehine temyiz edilmiş olması nedeniyle aleyhe temyiz bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce hırsızlık suçundan neticeten 5 ay hapis cezasına hükmedildiği halde, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı gözetilmeden hükmedilen 7 ay 15 gün hapis cezasının günü 20,00 TL’den adli para cezasına çevrilerek, neticeten 4.500,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
4-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan …Ş. vekili ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmüin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.