Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/2666 E. 2020/5272 K. 17.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2666
KARAR NO : 2020/5272
KARAR TARİHİ : 17.03.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde Zonguldak(Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.05.2012 tarih ve 2010/892 Esas – 2012/402 Karar sayılı ilamı ile kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de Yargıtay 3. Ceza Dairemizin 19.12.2017 tarih, 2017/13025 Esas, 2017/16890 sayılı kararı ile ihbara konu suçların uzlaşmaya tabi olduğu belirtilerek bozma kararı verildiği ihbara konu ilamdaki sanığın mahkumiyetine ilişkin tehdit ve hakaret suçları bakımından uzlaştırma işlemi uygulandığından, sanık hakkındaki kamu davalarının düşürülmesine dair karar verildiği, buna rağmen mahkemece yanılgılı değerlendirmede bulunularak sanık hakkında denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiği gerekçesiyle “hükmün açıklanmasına” dair karar verildiği, dosya münderecatından sanık hakkında Cumhuriyet Savcılığınca yapılmakta olan bir kısım soruşturma evrakının bulunduğu anlaşılmakla beraber sanığın denetim süresi içerisinde kasti yeni bir suç işlediğine ve bu suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkumiyeti bulunduğuna dair dosyada başka bir ilam bulunmadığı, ancak sanığın güncel adli sicil kaydında denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu kasıtlı suçlardan başkaca mahkumiyet hükümlerinin olduğu anlaşıldığından, anılan mahkumiyet hükümleri getirtilerek, sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2) Sanığın 14.04.2006 tarihinde işlediği kasten yaralama eylemi nedeniyle mağdur … hakkında düzenlenen adli raporda, hafif (1) derecede kemik kırığının olduğunun belirtilmesi karşısında, “5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi”
19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi de dikkate alınarak değişiklikten önceki ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde somut eyleme ayrı ayrı uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanığın temyizi üzerine mahkemenin 28.04.2015 tarihli kararının Dairemizin 19.12.2017 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozma öncesinde sanığa verilen 5 ay hapis cezasının aleyhe temyiz bulunmadığından sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu, bu nedenle bozma sonrası sanığa 5 ay hapis cezasından fazla hapis cezası verilemeyeceği gözetilmeyerek, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.