YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15222
KARAR NO : 2020/1589
KARAR TARİHİ : 19.02.2020
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Galle Fazlasına Müstehak Vakıf Evladı Tespiti
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 21/12/2015
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/04/2017 tarihli ve 2015/529 Esas, 2017/238 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacıların Karaosmanzade namı ile Mülhak … Vakfı ile Mazbut … Vakıflarının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiş; Mahkemece, davanın kabulü ile davacıların her iki vakfın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesince verilen karar, davalı … vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine … vekilince istinaf isteminin esastan red kararı temyiz edilmiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Davacıların dava konusu … Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine yönelik davada yapılan temyiz incelemesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelerle göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Davacıların dava konusu Mülhak Karaosmanzade … Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine yönelik davada yapılan temyiz incelemesinde;
5737 sayılı … Kanunu’nun 3.maddesine göre, Mülhak Vakıf Mülga 743 sayılı TMK’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek … ile mülga 743 sayılı TMK’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı … Kanunu gereğince … Genel Müdürlüğünce yönetilen … olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun’un 6. ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların … tarafından yönetilip temsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Vakıflarla ilgili açılan davalarda yetkili mahkeme belirlenirken 6100 sayılı HMK’de iki ayrı düzenlemenin dikkate alınması gerekir;
Kesin yetki kuralının öngörüldüğü 14/2. madde de, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, mevcut bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu bu özel ve sınırlı hal dışında kesin yetki kuralının mevcut olmadığı, maddede düzenlenen yetkinin, kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece yargılamanın her safhasında re’sen dikkate alınması gerekir.
Kesin yetki kuralı dışındaki genel yetkili mahkeme ise, 1086 sayılı HUMK’un 9.maddesini karşılayan 6100 sayılı HMK’nin 6. maddesinde düzenlenmiş, buna göre; yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca aynı Kanun’un 19/4. maddesine göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (re’sen) yetkisizlik kararı veremez.
4721 sayılı TMK’nin 51. maddesinde; tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu hükme bağlanmıştır. İntifa haklarının (tevliyet, sükna ve galle) tespit ve tahsili için; mülhak … aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, vakfın yerleşim yeri (kurulduğu yer) mahkemeleri kesin yetkilidir.
Dava konusu vakıf, Mülga 743 Sayılı TMK’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıf, yani “mülhak vakıf”tır. Dosyada bulunan ve …’nden gönderilen vakfiyeye göre dava konusu mülhak vakfın Manisa’da kurulduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nin 114. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olup, dava şartlarının 115.madde gereği yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Yine aynı Kanun’un 19. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Bu durumda mahkemece, Mülhak … merkezinin bulunduğu (kurulu olduğu yer) Manisa Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olması sebebi ile iş bu vakıf yönünden tefrik kararı ile birlikte yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Mazbut Karaosmanzade Hacı … Vakfı yönünden davanın kabulüne yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, davalı … vekilinin Mülhak … yönünden temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesi’nin 29.03.2018 tarihli ve 2018/347 Esas, 2018/527 Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.