YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6751
KARAR NO : 2020/1162
KARAR TARİHİ : 11.02.2020
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.10.2019 tarihli ve 2019/4571 Esas, 2019/8853 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … … vekili, evlilik birliği içinde davacının katkılarıyla edinilen ve davalı adına tescil edilen 10 nolu mesken yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 22.10.2013 tarihinde 90.000,00 TL üzerinden tamamlama harcını yatırmıştır.
Davalı … vekili, davacının taşınmazın edinilmesinde ve iyileştirmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, dava konusu taşınmazın tarafların ortak katkı ve geliriyle satın alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve 90.000,00 TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Dairenin 2014/5903 Esas ve 2015/13689 Karar sayılı ilamıyla, davanın katkı payı alacağı isteğine ilişkin olduğuna, Yasa’ya ve Dairenin yerleşik uygulamasına uygun şekilde katkı payı alacağı hesap edilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, açılan davanın kısmen kabulü ile 22.400,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verillmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece, Yerel Mahkemenin kararı 09.10.2019 tarihli ve 2019/4571 Esas, 2019/8853 Karar sayılı ilamla onanmıştır. Davacı vekili, süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
2.Davacı vekilinin diğer karar düzeltme nedenlerine gelince;
Tasfiyeye konu 10 nolu mesken yönünden, alımında davalıya ait dava dışı 388 parselin satımından gelen para ve taraf gelirleri kullanıldığının kabulü yerinde olmuş ise de katkı payı alacağı hesaplama yöntemi incelendiğinde hesaplamanın hatalı yapıldığı anlaşılmaktadır. Daire’nin sapmayan uygulaması gereği mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen tasfiyeye konu mala, eşlerin, hem başka malvarlıkları (ziynet, miras, bağış vs gibi) kullanılarak, hem de çalışma karşılığı elde ettikleri düzenli gelirleriyle katkıda bulunduklarının ileri sürüldüğü durumlarda; öncelikle, tasfiyeye konu malın edinildiği tarih itibarıyla başka malvarlıklarından elde edilen toplu para ile yapılan katkının, dava konusu malın bedelinin tamamı karşısındaki oranının saptanması, bundan sonra da, kalan miktara her bir eşin çalışmaları ile elde ettikleri düzenli gelirleriyle katkıda bulunduklarının kabulü ile oranların ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, hesaplama yapılırken davalının kişisel malı olan dava dışı 388 parselin satımından gelen para yönünden oranlama yapılmaması, bunun yerine satım bedelinin davalı tarafın gelirine eklenmesi, bu şekilde taraf toplam gelirleri ve tasarruf oranları üzerinden katkı oranı tespiti ve sonuç alacağın belirlenmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, yapılacak iş, öncelikle dava konusu 10 nolu mesken alımına, davalının dava dışı 388 parselinin satımından gelen toplu para ile katkı oranı saptanması, 10 nolu meskenin alım bedelinin kalan kısmı yönünden ise eşlerin çalışmaları karşılığı elde edilen düzenli gelirlerle yapılan katkı oranının yine Dairenin yerleşik ilke ve esaslarına dikkat edilerek tespit edilmesi olmalıdır. Açıklanan yöntemlerden yararlanılarak davacının düzenli gelirle katkı oranı bulunup, bu oran tasfiyeye konu 10 nolu meskenin (davalının toplu katkısı dışında kalan diğer bir ifadeyle tarafların gelirle katkı yaptıkları kısmın oransal karşılığına tekabül eden) dava tarihindeki sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmak suretiyle katkı payı alacak miktarı hesaplanmalıdır. Belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülmesi durumunda konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Davacı vekilinin karar düzeltme isteği bu yönden kabul edilerek hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin maddi yanılgıya dayalı 09.10.2019 tarihli ve 2019/4571 Esas, 2019/8853 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer karar düzeltme taleplerinin yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeplerle reddine, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 11.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.