YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2848
KARAR NO : 2020/1863
KARAR TARİHİ : 26.02.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, borçlu hakkında yapılan icra takibinde borçluya ait bir adet lastik kaplama kazanının haczedildiğini, üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, borçlu ile üçüncü kişinin amca çocukları olduklarını, üçüncü kişinin mahcuza ait fatura ibraz edemediğini iddia ederek, davanın kabulü ile haczedilen menkulün borçluya ait olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, hacze konu menkullerin borçlu şirket ile hiçbir ilgisinin olmadığını, mahcuzlar ile işyeri için gerekli olan diğer bazı menkul malların dava dışı …… Şirketinden satın alındığını, satışa ilişkin faturaların ve ödemeye dair bonolar ile ödeme makbuzlarının olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama neticesinde, borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla amcaoğlu …’ın kurduğu … …Ltd. Şti’ye mallarını devrettiği, devir tarihinden sonra üçüncü kişinin beyanname vermesinin mülkiyetin kendisine ait olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmiş, kararı davalı üçüncü kişi vekili temyiz etmiştir.
Temyiz incelemesi üzerine Dairemiz, 2013/20415 Esas, 2015/7604 Karar sayılı, 02.04.2015 tarihli kararı ile, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davalı üçüncü kişi ile davalı borçlu şirketlerin ilk kuruluşundan itibaren adresleri, hisse ve ortaklık değişiklikleri dahil tüm ortaklık yapıları ve yetkili temsilcileri dahil tüm ticaret sicil kayıt örneklerinin getirtilerek taraflar arasındaki organik bağ ve muvazaa konularının değerlendirilmesi, bunlara ek olarak davalı şirketlerin ortak ve yöneticilerinin TC kimlik numaraları temin edilerek bu kişilerin nüfus bilgileri dosya arasına alınmak suretiyle, davalı şirketin ortak ve yetkili temsilcileri arasında iddia edildiği gibi akrabalık bağının bulunup bulunmadığının da tespiti gerektiği, bu eksikliklerin tamamlanmasından sonra; mahcuza ait fatura ve davalı şirketlerin ticari defterleri getirtilerek bu belge ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla amca oğlu …’ın kurduğu ….., Ltd Şirketine mallarını devrettiği, devir tarihinden sonra üçüncü kişinin beyanname vermesinin mülkiyetin kendisine ait olduğunu göstermeyeceği, aksine rutin bir işlem olduğu, tanık beyanları ve diğer delillerden alacaklılardan mal kaçırmak üzere borçlu şirketin kapandığı, üçüncü kişinin mülkiyetin kendisinde olduğuna ilişkin duraksamaya yer vermeyecek kuvvette delil ibraz edemediği gerekçeleri ile davanın kabulüne, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Her ne kadar yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozmaya uyan Mahkemece bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dairemizin, 2013/20415 Esas, 2015/7604 Karar sayılı, 02.04.2015 tarihli bozma kararında davalı şirketlerin ticari defterleri getirtilerek belge ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtildiği halde, Mahkemece borçlu şirket ile dava dışı ….., Şirketinin ticari defterlerine ulaşılamadığı gerekçesi ile defter incelemesi yapılmamıştır. Davalı üçüncü kişi şirket, mahcuz mal ve diğer bazı mallara ait fatura, bono, tediye makbuzu gibi belgeler sunduğuna ve dosya kapsamından davalı üçüncü kişi şirkete ait ticari defterlerin … Vergi Dairesi tarafından gönderildiği anlaşıldığına göre, Mahkemece davalı üçüncü kişi şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonucun dosyadaki diğer deliller ile birlikte değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.