Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/1790 E. 2012/6401 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1790
KARAR NO : 2012/6401
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5.647,30 TL rücuen tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, polis memurunun yaralanması sonucu ödenen 5647,30 TL tazminatın rücuen davalılardan tahsili istenilmiştir.Mahkemece, davalı …’ın dava tarihinde ölü olması ve tazminatın davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsilinin istenilmesi nedeniyle sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalı …’nın dava tarihinden önce ölmüş olduğu dosya içindeki nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Mahkemenin de gerekçesinde kabul ettiği gibi 4.5.1978 tarih 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre ölümle kişilik sona ereceğinden dava tarihinden önce ölmüş olan bir kişi aleyhine dava açılamaz.
Ancak, davalılar ayrı ayrı polis memuruna direnme, basit şekilde yaralama ve hakaret suçlarını işlemişlerdir. BK.nun 41 vd. maddeleri hükümlerine göre müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluk muhtelif hukuki sebeblerden kaynaklandığından anılan teselsül, BK.nun 51. maddesinin öngördüğü eksik (nakıs) teselsül niteliğindedir. Tam teselsülde olduğu gibi (BK. 50), eksik teselsülde de sorumlulardan her biri tazminat borcunun tamamından sorumludur. BK.nun 142/1. maddesi hükmüne dayanarak alacaklı ya da zarara uğrayan, sorumlulardan dilediğine başvurarak alacağının tamamını veya bir kısmını istemekte serbesttir ve ancak sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Yine, alacaklı edimin tamamını borçlulardan herhangi birinden talep etmek hakkına sahiptir. Hatta alacaklı, sorumluların tamamını değil sadece bir müteselsil borçluyu dava edip tahsil isteyebilir; yine tahsil hükmü almış olsa dahi, alacağını tahsil etmediği sürece diğer müteselsil borçlular aleyhine aynı alacaktan ötürü dava açılmasına bir yasal engel ve mahkemece de “ödetmede tekerrür etmemek” kaydıyla tahsil kararı verilmesinde bir yasal sakınca yoktur. Borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının alacağına tamamen kavuşması halinde söz konusu olabilir (BK. 145/1).O halde mahkemece, açıklanan hükümler gereğince davalı … yönünden davaya devam olunarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.