YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2535
KARAR NO : 2020/6198
KARAR TARİHİ : 23.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız Yararlanma
HÜKÜM : Düşme
Yerel mahkemece sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Müşteki İSKİ Genel Müdürlüğü vekili Av. … tarafından şikayet dilekçesi verildiği, soruşturma aşamasında ve iddianamede de aynı vekilin ismine yer verildiği halde, kovuşturma aşamasında duruşma gününün yetkisi olmayan Av. Çağla Keskin’e yapıldığı ve ilgili avukat tarafından dosya ile ilgisinin olmadığı, vekil olarak bulunmadığından bahisle tebligatın iade edilmesine rağmen duruşmadan haberdar edilmeyen katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan kurum vekilinin 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek 237/2. maddesu uyarınca suçtan zarar gören İSKİ Genel Müdürlüğü davaya katılmasına ve vekilin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın soruşturma aşamasında iddianame ile dava açılmadan önce katılan kurumun suçtan doğan zararını giderdiğinin ve 6352 sayılı Kanun’un 84. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nun 168/5. maddesinin ilk cümlesi uyarınca sanık hakkında dava açılmaması gerektiği halde, bu hükme aykırı olarak açılan davada, dava şartının sonuçları ile benzer sonuçları doğurması nedeni ile, 5237 sayılı TCK’nıun 168/5 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi karşısında, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan İSKİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına 5237 sayılı TCK’nun 168/5. madde fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlıktan birinci kez yararlanan sanık hakkında verilen kararın kesinleşmesinden sonra bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne mahkemesince GÖNDERİLMESİNE, cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.