Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5857 E. 2020/3718 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5857
KARAR NO : 2020/3718
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Eski Hale Getirme

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin mera vasfında olan 203, 261, 262, 360 ve 368 parsel sayılı taşınmazlara yol açmak, trafo, kantar ve rampa inşa etmek suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili beyan dilekçesinde, daha önce bu yerde başka bir şirketin şantiye alanı olduğunu, kendilerinin Neşetiye Köy Tüzel Kişiliği’nden bu yeri kiraladıklarını ve 5-6 yıl önce terk ettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda fen bilirkişi raporuna göre, toprak alınmak suretiyle müdahale edilen yer, 203 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşmuş 1945 parsel sayılı taşınmazdır. Söz konusu taşınmaz tekrar ifraz görerek 1967, 1968, 1969, 1970 ve 1971 parseller oluşmuş, iddia edilen müdahalenin ise 1967 ve 1971 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde olup, tapu kayıtlarından bu taşınmazların mera vasfında oldukları görülmüştür.
4342 sayılı Mera Kanunu’nun, 3/d maddesine göre, “Mera: Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yeri” ifade etmektedir. Aynı Kanun’un 4. maddesine göre de; “Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Komisyonun henüz görevine başlamadığı yerlerde, evvelce çeşitli Kanunlar uyarınca yapılmış olan tahsislere ve teessüs etmiş teamüllere göre; mera, yaylak ve kışlakların köy veya belediye halkı tarafından kullanılmasına devam olunur. Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz …”
Kamuya tahsisli yerlerden olan dava konusu meraların, dava dışı köy tüzel kişiliği tarafından kum ocağı şantiyesi olarak davalı şirkete kiralanmış olması geçerli değildir. Mahkemece bu husus gözönünde bulundurularak işin esasına girilmek suretiyle taraf delilleri toplanarak karar verilmesi gerekirken, davalı şirketin kira sözleşmesi nedeniyle işgalci olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 22.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.