YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/439
KARAR NO : 2020/1773
KARAR TARİHİ : 10.02.2020
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket vekili, N11 com. isimli internet sitesi üzerinden satışı yapılan ürünlere ilişkin davalı tüketici tarafından Ataşehir Tüketici Hakem Heyetine yapılan iki ayrı talebin kabul edilerek, ürünlerin iadesine dair kararlar verildiğini, kararların hatalı olduğunu, zira, %100 deri olan ürünlerin 3 TL, 10 TL, 20 TL, 30 TL gibi fiyatlar ile ülke genelinde 6800 adet ürün siparişi oluşturulduğunu, internet sitesinden veya teknik hizmet veren bilişim sistemlerinden kaynaklanan hatalı bu siparişlerin iptal edilerek ödeme yapan tüm müşterilerin ödemelerinin kendilerine iade edildiğini ileri sürerek; hakem heyeti kararlarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile Ataşehir Tüketici Hakem Heyeti’nin 02.04.2018 tarihli 1274 ve 1275 sayılı kararlarının iptaline karar verilmiş; niteliği itibariyle kesin olan hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istemi ile temyiz edilmiştir.
Dava, yanılma hukuksal nedenine dayandırılarak açılmış olup, davacı taraf, ürün siparişlerinin gerçek ederlerinin çok altında fiyatlarla internet sitesinde satışa sunulmasının sistem hatasından kaynaklandığını ileri sürmüş, işlemin sistem üzerinden iptali nedeniyle tüketici tarafından hakem heyetine yapılan başvurular kabulle sonuçlanmıştır. Hakem heyeti kararlarının iptaline yönelik açılan eldeki bu davada, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “iddia edilen aşırı orantısızlığın söz konusu olup olmadığı, yanılgı olmasaydı hangi bedelle satış yapma iradelerinin olduğu, satışın iptaline gerektirecek orantısızlığın bulunup bulunmadığı konularında yeterince araştırma yapılmadığı…” denilerek kararın kanun yararına bozulması istenilmiş ise de; dosya kapsamına göre, gerek eldeki davanın konusunu teşkil eden tüketici hakem heyeti kararlarından, gerekse tefrik edildiği anlaşılan diğer tüketici hakem heyeti kararlarından ve eklerindeki bilgi ve belgelerden, iddia edilen olay sabit olup, bu somut olgunun TBK’nın 30. ve 31. maddelerinde düzenlenen yanılma hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekeceği açıktır.
Mahkemece, kanun lafzına bağlı kalınarak yorum yapılıp, takdire dayalı olarak hakem heyeti kararlarının iptaline karar verilmiştir. Davada, araştırma yapılmasını gerektirecek bir durumun olmadığı görülmekle; buna dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi yerinde görülmemiş, talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz talebinin REDDİNE, 10/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.