Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/14196 E. 2020/1661 K. 10.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14196
KARAR NO : 2020/1661
KARAR TARİHİ : 10.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ….Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 12, 13, 114 ve 105 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 2.813.30, 6.307.94, 94,81 ve 50,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, hükmen davalı … adına tescil edildikten sonra, 104 ada 12 parsel sayılı taşınmaz tapuda yapılan satışlarla önce dava dışı … adına sonrasında ise davalı … adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacılar … ve …, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, tapu iptali ve miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … ve …, çekişmeli taşınmazların müşterek murisleri ….’dan intikal ettiğini, kadastro tutanaklarında belirtildiği şekilde kendilerine ait payların davalıya satıldığı hususunun doğru olmadığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlar, davalı …’ın yargılama sırasında vefat etmesi üzerine, davaya dahil edilen bir kısım … mirasçıları ise, çekişmeli taşınmazlarda müşterek muris …’den babaları …’e intikal eden paylar bulunmakta ise de bir kısım payları 3. kişilerden satın aldıklarını, davacıların muris …’den gelen paylarının ise babaları davalı … tarafından satın alındığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. Şu halde taraflar arasındaki ihtilaf çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisi …’den gelip gelmediği, …’den geliyor ise taşınmazlardaki davacıların miras paylarının davalı tarafa satılıp satılmadığı hususlarında toplanmaktadır. Mahkemece, bir kısım dava konusu taşınmazların tarafların müşterek murisi … Aydın’dan geldiği, bir kısım taşınmazların ise dava dışı Rahime Aydın’a ait olduğu ve Rahime’ye ait taşınmazların davalı tarafından satın alındığı ve davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, çekişmeli
taşınmazlardan 104 da 114 parsel sayılı taşınmaza kadastro sırasında revizyon gören 1937 tarih ve 201 tahrir nolu vergi kaydı ile 104 ada 12, 13 ve 105 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara kadastro sırasında revizyon gören ve taraflar arasında taşınmazlara aidiyeti hususunda itiraz konusu olmayan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri getirtilip tapu kayıtlarında davacıların paylarının bulunup bulunmadığı, taşınmazların tarafların müşterek murisinden gelip gelmediği, murise ait ise davacıların miras paylarını davalı tarafa satıp satmadıkları belirlenmeden hüküm kurulmuş olması nedeniyle, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazlara kadastro sırasında revizyon gören vergi kaydı ve tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ilgili yerlerden getirtilip dosya arasına konulmalı, tapu kayıtlarında davacıların paylarının bulunup bulunmadığı belirlenmeli, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi eşliğinde yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, tarafların müşterek murisi …’den intikalen gelip gelmediği, tarafların müşterek murisinden intikalen geliyor ise, davacıların paylarını davalı tarafa satıp satmadıkları, taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne kadar süredir ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli rapor ve kroki alınmalı; bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.