Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2018/3844 E. 2020/2639 K. 24.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3844
KARAR NO : 2020/2639
KARAR TARİHİ : 24.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’nın vekili olarak … 2. İş Mahkemesinin 2015/563 esas sayılı dosyasında diğer davalı …’e karşı alacak davası açtığını, ancak davalı asilin kendisine haber vermeden karşı tarafla anlaşarak davayı feragatle sona erdirdiğini, avukatlık ücret sözleşmesine göre alması gereken akdi vekalet ücretinin dava değerinin %20’si olarak kararlaştırıldığını, ayrıca davalıların mahrum kaldığı 4.750,00 TL yasal vekalet ücretinden de sorumlu olduklarını ileri sürerek toplam 12.750,00 TL vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne 12.750,00 TL. vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, Avukatlık Kanununun 165. maddesine dayanan, akdi ve yasal vekalet ücretinin vekil edilen ile takip edilen işi anlaşarak sonuçlandırdığı karşı taraftan müteselsilen ve müştereken tahsili talebine ilişkindir.
Dava sırasında Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 05.10.2018 tarih, 2017/6 esas 2018/9 karar sayılı kararıyla Avukatlık Kanununun 165. maddesinde düzenlenen “ücret dolasıyla müteselsil sorumluluk” hallerinden olan “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde” karşı tarafın avukatı lehine her iki tarafın müteselsil olarak ödenmesinden sorumlu olacağı avukatlık ücreti kapsamına avukat ile iş sahibi arasında yapılan ücret sözleşmesine göre avukata ödenmesi gereken akdi vekalet ücretinin dahil olmadığına karar verilmiş olup, 28.6.1960 tarihli, 21/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve içtihadı birleştirme kararlarının kazanılmış hak (usulü müktesep hak) ilkesinin bir istisnasını oluşturduğu, kesin hüküm halini almamış davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasız olduğundan somut olayda mahkemece, söz konusu içtihatı birleştirme kararına göre değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz taleplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.