Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/7323 E. 2013/8102 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7323
KARAR NO : 2013/8102
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davalı eş Ayşe Sülün’ün, aleyhine açılan katkı payı davasında katkı payı alacağını azaltmak ve tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla davalı 3.kişi …’ya sattığı araçla ilgili davalılar arasındaki satış işleminin iptali ile davalı … Sülün adına tesciline ,aksi takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin talep hakkında Adana 5. Aile Mahkemesi ile Adana 6.Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Talep;davalının, aleyhine açılan katkı payı davası sonucu hükmedilmesi muhtemel alacağın tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı aracı 3.kişiye satması nedeniyle Borçlar Kanununun 18.(yeni 19.madde)madde gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptali istemine ilişkindir.
Adana 5. Aile Mahkemesi ,davanın yasal dayanağının Borçlar Kanununun 18.maddesi gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu uyuşmazlığa Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılacağından bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Adana 6.Asliye Hukuk Mahkemesi ise ,davanın yasal dayanağının MK 229/2 ve 241.maddelere dayalı olduğu katkı payı alacağına ilişkin davalarda Aile Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir.
Dava dilekçesindeki ileri sürülüş biçimine göre,dava hukuksal nitelikçe BK’nun 18.maddesinin(6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 19.maddesi) özüne ve sözüne uygun muvazaaya dayanmaktadır.Kural olarak 3.kişiler olayımızda davacı, muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde, tek
taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü,danışıklı olan bir hukuki işlem ile 3.kişinin zarara uğratılması ona karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlem yapılması gerekir. Muvazaaya dayalı iptal davasında icra takibine geçilmesi ve aciz belgesi alınmasına gerek yoktur.Davacı vekili tarafından borçlu tarafından davalı 3.kişiye yapılan araç satışının muvazaaya dayalı olması nedeniyle davalılar arasındaki alacaklılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapılan satışın BK’nun 18. maddesi gereğince iptali ile borçlu adına tescilini talep ettiğinden davaya Adana 6.Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Adana 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.