Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/5369 E. 2012/12271 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5369
KARAR NO : 2012/12271
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin dava ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 26.12.2011 gün ve 2011/12409 Esas – 2011/22562 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri H.U.M.K.’nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Davalar, ayrı taşınmazlara ait olduğundan, birleştirilen dosyada, kendisini vekille temsil ettiren her iki taraf lehine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, mahkeme kararının bu nedenle düzeltilmesi gerekirken, sadece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle düzeltilerek onandığı anlaşılmakla,
Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.12.2011 gün ve 2011/12409-22562 sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yeniden yapılan incelemede;
Dava ve birleştirilen dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaların kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor değer biçme yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Davalar, ayrı taşınmazlara ait olduğundan, birleştirilen dosyada da, kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak, (Birleştirilen davada, davacı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.000,00.-TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1000,00.-TL. maktu vekalet ücretinin davacı idareden alınarak bu davalıya verilmesine) cümlelerinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.