Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8819 E. 2013/6075 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8819
KARAR NO : 2013/6075
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın müvekkilinin kullandığı araca çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000 TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam tazminat taleplerini 60.063,27 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sürücünün kusuru nispetinde ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile toplam 60.063,27 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin, yargılamanın başından bu yana, davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmiş bir kazanın var olup olmadığı hususunun netlik kazanmadığı yönünde itirazları
yer almakta olup, davacının iddialarıyla ilgili henüz açılmış bir ceza davası olmadığı gibi, soruşturma dosyasında daimi arama kararı bulunmaktadır. Mahkemece öncelikle ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de;
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Davalı …’nın sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında belirlenecek tazminattan sorumlu olduğu ve anılan hükme göre kusur durumunun da davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Buna göre; mahkemece tarafların tüm delilleri toplanarak tarafların kusur oranları konusunda denetime açık, ayrıntılı, hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde açıklama ve irdeleme içermeyen, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Bozma kapsam ve nedenine göre davalı vekilinin tazminat hesabına ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsam ve nedenine göre davalı vekilinin tazminat hesabına ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.