Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8948 E. 2013/6077 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8948
KARAR NO : 2013/6077
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili …’in eşi … ile müşterek çocukları …’ın davalının zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olduğu otobüste yolcu iken gerçekleşen kazada vefat ettiklerini ileri sürerek… ve …’ın ölümünden dolayı ayrı ayrı 125.000 TL olmak üzere toplam 250.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacıların murisi … kucakta taşındığından onun yönünden talep edilen tazminatın reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 250.000 TL zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılar ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, ayrıca davacı …’in karar başlığında adının yer almamasının yalnızca maddi hata olup, yerinde düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, davalı … şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava, 250.000 TL üzerinden kabul edilmiş olup, mahkemece davacılar yararına 22.450 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan nispi vekalet ücreti 19.450 TL’dir. Mahkemece bu husus davacılar vekilinin talebi üzerine 12.04.2012 tarihli tavzih kararı ile düzeltilmiştir. Ancak tavzih müessesesini açıklayan 6100 Sayılı HMK’nin 305. maddesine göre “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” Bu durumda davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin tavzih yoluyla değiştirilmesi de mümkün değildir.
Ancak her ne kadar davacılar yararına hükmedilen vekalet ücreti doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, öncelikle usul ve yasaya uygun olmayan 12.04.2012 tarihli tavzih kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, hükmün 3. bendinde yer alan “22.450” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “19.450” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … AŞ’ye geri verilmesine 30.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.