YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6187
KARAR NO : 2020/4493
KARAR TARİHİ : 16.09.2020
Mahkemesi : İzmir 1. İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davalı işveren nezdinde, 14.10.2004 – Temmuz/2015 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … Zirai Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, 24.11.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle, “Davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davacının müvekkiline ait işyerinde çalışmaya 2004 yılında başladığını, ancak, 2015 yılının Eylül ayı içerisinde ardı ardına 4 gün mazeretsiz devamsızlığı sebebiyle iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini, ayrıca, davacının işbu dava ile iddia ettiği gibi, sigortasının eksik gösterilmesinin de söz konusu olmadığını, müvekkiline ait işyerinde çağrı usulüne göre mevsimlik işçi olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca Mayıs-Ekim veya kasım ayları arasında mevsimlik işçi olarak aralıklı çalıştığını, bu aralıklı çalışmalarının her yıl kayısı ürününün yaş olarak gelmesinden sonra, ihracattan geri kalan kısmın azlığı veya çokluğuna göre değiştiğini, bu sebeple de davacının çalışmalarının eksik bildirildiğine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını”,
Fer’i müdahil Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle, “Davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; adı geçenin davalı … Zirai Ürünler San.Tic.Ltd.Şti.ne ait 1040820.35 sicil sayılı işyerinden verilen ilk işe giriş bildirgesine istinaden, 14.10.2004 tarihinde sigortalılığının başladığı 23.10.2004 tarihinde işten çıkışının bildirildiği, 23.7.2005 tarihinde yine davalı şirket adına tescilli 1210811.35 sicil sayılı işyerinden tekrar girişinin bildirildiği, ancak çalışmalarının aralıklı geçtiğinin anlaşıldığını, ayrıca, tespitini istediği tarihlerde başka işveren … Gıda Teks. Soğuk Hava Dep. Tar. Ür. San. unvanlı 1346605.35 sicil sayılı işyerinde 23.6.2011 – 31.7.2011 tarihleri arasında çakışan çalışmalarının bulunduğunu, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini” ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“1-Davanın kısmen kabulü ile;
… T.C.kimlik ve 3501201137029 s.s. numaralı davacı …’nun;
– 1040820.35 sicil sayılı işyerinde; 14.10.2004 – 23.10.2004 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 10 gün çalıştığı, 10 günlük çalışmasının tümünün Kuruma bildirildiği,
– 1210811.35 sicil sayılı işyerinde; 24.10.2004 – 14.7.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 3091 gün çalıştığı, 1646 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, 1445 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine, bunun dışında kalan taleplerin reddine” karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
“1-)İzmir 1. İş Mahkemesi’nden verilen 19/03/2018 tarih, 2015/479 Esas ve 2018/109 Karar sayılı kararına yönelik davalı şirket vekili ve Fer’i Müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı şirket ve fer’i müdahil kurum vekilleri; eksik inceleme nedeniyle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı şirket ve fer’i müdahil kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, ücret bordrolarına uygun şekilde hesaplanan 2010- 2014 arası (bu yıllar dahil) yıllarına ait hizmet sürelerinin doğru belirlendiği ancak 2004-2009 yılları yönünden eksik inceleme yapıldığı, yine davacının imzasını havi eksik gün bildirimleri bulunmasına rağmen 2015 yılına ait hizmetlerin eksiksiz hesaplanması hatalı olup bordro/puantaj kayıtlarına dayalı olmayan ve sürekli çalışıldığı kabul edilen bu yıllar yönünden (2004-2009 ve 2015) bu yıllara ait bordro ve puantaj kayıtlarının celbi ile bordrolu tanıkların dinlenmesi suretiyle yeniden inceleme yapılarak, davacının, davalı işveren yanındaki çalışmalarının niteliği, süresi, çalışmanın kısmi ya da mevsimlik olup olmadığı belirlenmeli, bozma sonrası yapılacak incelemede davalı ve fer’i müdahil kurum yönünden oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek 2005-2009 yılları arasındaki çalışmaların 340 günü geçemeyeceği hususu gözönünde bulundurularak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2020 gününde karar verildi.