Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4820 E. 2020/4892 K. 07.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4820
KARAR NO : 2020/4892
KARAR TARİHİ : 07.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin 1/2 hisse ile müşterek maliki olduğu 891 parsel sayılı taşınmaza, davalının geçerli bir sebebe dayanmaksızın elattığını açıklayarak, haksız müdahalenin önlenmesini ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı harici satış savunmasında bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair ilk karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.10.2012 tarihli ve 2012/7135 Esas, 2012/11466 Karar sayılı ilamı ile; elatmanın önlenmesi istemine ilişkin dava değeri belirlenmeden ve buna uygun harç ikmal edilmeden işin esasına girildiğinden ve davalı savunmasında bildirilen 07.11.1971 ve 24.07.1976 tarihli harici satış senetlerinin dava konusu yere uygulanması, harici satış olgusunun kanıtlanması halinde davalı yararına hapis hakkı tanınması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, dava değeri belirlenerek elatmanın önlenmesi istemine ilişkin eksik harç ikmal edilmiş ve 24.07.1976 tarihli “Elma Bahçesi Satış Senedi” başlıklı senedin dava konusu yere ait olduğu, harici satış olgusunun kanıtlandığı gerekçesiyle davalı yararına bu senet bedelinin dava tarihindeki alım gücüne uyarlanmış karşılığı üzerinden hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş, taraf vekilleri temyize gelmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece bozma sonrası aldırılan 20.03.2015 tarihli raporda, fen elemanı, dava konusu alanı 07.11.1971 ve 24.07.1976 tarihli harici satış senetlerinin her ikisinin de karşıladığını tespit ettiğine ve her iki senet metninde satış bedelinin teslim alındığı belirtildiğine göre, Mahkemece 07.11.1971 tarihli “Tarla Satış Senedidir” başlıklı harici senet bedelinin de dava tarihindeki alım gücüne uyarlanmış karşılığı üzerinden davalı yararına hapis hakkı tanınması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 07.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.