YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5178
KARAR NO : 2020/5285
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi- Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edenine ait dava konusu 264 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin davalılar tarafından haksız şekilde kullanıldığını belirterek elatmanın önlenmesi ile tahliyesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile “… ili …ilçesi … Mahallesi 264 ada 17 parsel sayılı taşınmazda bulunan bodrum kat 1 nolu bağımsız bölüm, zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm, birinci kat 3 nolu bağımsız bölümdeki davalıların müdahelelerinin menine ve davalıların söz konusu taşınmazdan tahliyelerine,” karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuda davacı adına kayıtlı taşınmazlara elatmanın önlenmesi ile tahliye isteklerine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yer (kısım) ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, 1.000,00 TL dava değeri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, yargılama sırasında elatılan taşınmazların (dairelerin) değeri bilirkişice toplam 131.581,80 TL olarak hesaplanmasına rağmen harç ikmali yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Şu halde, Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve tahliye istekleri ile ilgili keşif sonucu tespit edilen 131.581 TL dava değeri üzerinden harcın ikmal edilmesi, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.