YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9252
KARAR NO : 2010/547
KARAR TARİHİ : 26.01.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, … parsel No’lu taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılar … ( … ), …, …, …, …, …, …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı,taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen … No’lu parselin paydaşlarından … adına çıkarılan dava dilekçesinin tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebligat yapılmış ise de Tebligat Kanunu’nun 29 / 2 ve Tebligat Tüzüğü’nün 47 /2 maddesi hükmü gereği tebliğ olunacak evrak ve ilan suretinin bir ay süreyle mahkeme divanhanesinde askıya çıkarılması gerekirken, bu konuda askı tutanağı düzenlenmemesi nedeniyle adı geçen davaya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği kabul edilemez. Bu durumda davalı …’a yöntemine uygun dava dilekçesinin tebliğ olunması, taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyiz eden davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.