YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21101
KARAR NO : 2020/13177
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
Kasten yaralama suçundan sanık Mustafa Çelik’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/18 Esas, 2015/425 Karar sayılı kararının 05.05.2015 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 01.01.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2019 tarihli ve 2019/659 Esas, 2019/902 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 02.07.2020 tarihli ve 2020/8596 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2020 tarihli ve 2020/58792 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilmezden önceki haliyle de, anılan maddenin 253/1-a maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olduğunun anlaşılması karşısında, somut olayda sanığa kollukta alınan ifadesi sırasında uzlaşma teklifinde bulunulmasına ve sanığın bu teklifi kabul etmesine rağmen, katılan …’ın kollukta alınan ifadesinde uzlaşma ile ilgili beyanınını Cumhuriyet Başsavcılığında beyan edeceğini belirttiği ancak sonrasında ne soruşturma ne de kovuşturma evresinde katılana usûlüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmadığı cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde 6763 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik de nazara alınarak, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2019 tarihli ve 2019/659 Esas, 2019/902 Karar sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.