YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15206
KARAR NO : 2020/9557
KARAR TARİHİ : 14.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş gurubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı Kanun’un 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; suça sürüklenen çocuğun temyiz inceleme tarihi itibariyle 19 yaşında olduğu, belirtilen eksikliğin telafisinin suça sürüklenen çocuğun yaşı itibariyle imkansız bulunduğu ve dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine ancak;
a)Katılan hakkında… Devlet Hastanesince düzenlenen olay tarihli geçici raporunda “…çekilen BT’de sağ ac alt ve arka lobta effüzyon ve dorsalde kontüzyon(kanama) mevcut olup bu lezyon basit tıbbi müdahale ile iyileşmez ve hayati tehlikesi mevcut olduğunu bildirir geçici rapordur, kati raporu göğüs cerrahisi uzmanınca verilmesi uygundur.” şeklinde değerlendirmede bulunulduğu,
21.08.2015 tarihli aynı hastanenin göğüs cerrahi uzmanınca düzenlenen raporunda sağ akciğer bazalde az miktarlı kontüzyon ile uyumlu görünüm saptandığı, bu nedenle göğüs cerrahi açısından basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamsal tehlike oluşturacak nitelikte olduğunun bildirildiği, 20.11.2015 tarihli Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporunda mağdurda meydana gelen diğer yaralanmalar olan sağ scapula ve sol klavikula kırıklarının değerlendirildiği, ancak söz konusu akciğerde effüzyon ve kontüzyona yol açan yaralanma bulguları bakımından değerlendirilmede bulunulmadığı, bu haliyle raporların hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmaması ve her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından, katılanın tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafilerinin en yakın adli tıp kurumuna sevk edilip yaralanması nedeniyle hayati tehlike oluşup oluşmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.