Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/4699 E. 2020/5390 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4699
KARAR NO : 2020/5390
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet, İstihkak
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DOSYANIN
İCRA DOSYA NO : İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2012/10438 Esas

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 21. İcra Hukuk Müdürlüğü ve birleşen İstanbul 34. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R

İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.04.2018 tarihli ve 2015/736 Esas 2018/501 Karar sayılı kararıyla, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükme karşı süresi içerisinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince 29.05.2019 tarihli ve 2018/1762 Esas, 2019/1188 Karar sayılı kararıyla,istinaf başvurusunun asıl dava yönünden miktar itibariyle kesinlik sınırı altında olduğundan reddine, birleşen dava yönünden esastan reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan davacı üçüncü kişi vekili;temyiz aşamasında dosyaya sunduğu 07.07.2020 tarihli dilekçesi ile; davadan ve temyiz başvurusundan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davadan feragat geniş kapsamlı bir beyan olup, HMK’nin 309. maddesi gereği kati bir hükmün neticelerini doğurur. Feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatına da bağlı değildir. Feragat beyanı etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile gösterir. 6100 sayılı HMK’nin 7251 sayılı Kanun ile değişik 310. maddesine göre davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesince feragat doğrultusunda ek karar verilir. Feragat dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. HMK’nin 311. maddesine göre ise, feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Bu durumda, karar kesinleşinceye kadar davadan feragatin mümkün olduğuna, İlk Derece Mahkemesince davacının talebi reddedildiğine, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddettiğine, temyiz aşamasında davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile usulüne uygun şekilde davadan feragat edildiğine ve davadan feragat hakkında karar verme yetkisi Yerel Mahkemeye ait bulunduğuna göre, temyiz incelemesi yapılmaksızın davadan feragat hususunda ek karar verilmesi için dosyanın Yerel Mahkemeye gönderilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyanın davadan feragate yönelik ek karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, davacı vekilinin temyizden feragat isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.