YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21812
KARAR NO : 2012/4750
KARAR TARİHİ : 27.02.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 20.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi(1.122,00 TL) cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalıların açtıkları ecrimisil davasının kabul ile sonuçlandığını, ancak murislerinden intikal eden 77 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın kullanılabilir hale getirilmesi için yapılan imar-ihya ve değerlenme tazminatının ise ecrimisil miktarları belirlenirken dikkate alınmadığı ileri sürülerek davalıların 8/80 olan miras hisseleri karşılığı 10 000,00 er TL’den sorumlu oldukları ve bu miktarın davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile her bir davalının hissesine düşen 1 122,00 TL zorunlu giderin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde muristen intikal eden taşınmazın 20 yıl olan ekonomik ömrünü tamamladığı metruk ve harabeye dönüştüğü ve yapılan tamiratla kullanılabilir hale geldiği ileri sürülmekte ve dava konusu taşınmaza davacı tarafından yapılan faydalı-zorunlu ve lüks masrafların tamamının sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalılardan tahsili talep edilmektedir.Uyuşmazlık, taşınmazın davacı tarafından dava tarihine kadar kullanılıp kullanılmadığı ve iade borcunun kapsamı noktasında bulunmaktadır.02.02.1991 gün, 1990/1 E-1991/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirleme de öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusunun (davalıların) bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalılara teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.Buna göre, giderlerin yapıldığı tarih itibariyle değil, taşınmazın fiilen davalılara teslim edildiği gün itibariyle sebepsiz zenginleşme miktarı iade anındaki değeri gözetilerek belirlenmelidir. Davacı, taşınmazı iade etmeden yaptığı masrafları talep edemez.Somut olayda, taşınmazın zemin katının davacının kullanımında olduğu ihtilaflı değildir. Yine, üst katlar davacı tarafından tamir edilerek kiraya verilmiştir. Bu nedenle davalıların açtıkları ecrimisil davasında yapılan yargılama sonucunda 2004-2007 arası için 29 044,88 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiş olup hüküm kesinleşmiştir. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınarak davacının dava tarihinde taşınmazın zemin katında bulunan yeri halen kullandığı gözetilerek bu yer için yapmış olduğu masrafların (zorunlu-faydalı-lüks) hiç birisini davalılardan isteyemeyeceği gerekçesi ile bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmelidir.Yine, davacı tarafından onarım yapılarak kiraya verilen yerler için ise; daha önce yargılaması yapılan ecrimisil dava dosyasındaki bilirkişi raporları da dikkate alınmak suretiyle muristen kalan hali ile yerin kiraya verilebilmesi ve kira bedeline katkısı oranında zorunlu ve faydalı giderleri isteyebileceği gözetilerek sebepsiz zenginleşme miktarının uzman bilirkişiler vasıtasıyla bu yönlerde de inceleme yapılarak hesaplattırılması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.