YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25317
KARAR NO : 2020/10656
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 29/01/2007-12/05/2014 tarihleri arasında teknik işlerde uzman usta olarak çalıştığı, davalı şirket aleyhine açtığı davadan vazgeçmezsen işe gelme diyerek iş akdinin feshedildiği, fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığı halde ücretinin ödenmediği iddiası ile kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Çalışma düzenin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatili ve hafta tatili ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatili ile hafta tatili alacaklarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta;Davalı tarafından davacının fazla çalışma ücretlerinin ödendiği iddia edilerek 2009-2014 yılları arası bir kısım bordrolar sunulmuştur. Sunulan bordroların büyük çoğunluğunun davacı tarafından imzalanmış olduğu, bordrolarda fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilerek davacının banka hesabına ödendiği anlaşılmıştır.
Karara dayanak alınan raporda tanık beyanlarına göre davacının haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığının kabul edilmesi isabetli ise de, ücretin fazla çalışma gibi gösterilerek bordrolaştırıldığı yönünde bir davacı iddiası olmadığı halde, raporda bu gerekçe ile bordrolar dikkate alınmadan hesaplama yapılması hatalıdır.
Mahkemece, anılan ilkeler uyarınca imzalı ve ihtirazi kayıtsız bordrolar ile fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilerek karşılığı bankaya ödendiği anlaşılan dönemler dışlanarak fazla çalışma alacağı hesaplanmalı, fazla çalışma tahakkuku bulunmasına rağmen imzasız olan bordrolar ile banka hesabına ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilerek, var ise bakiye fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece belirtilen husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 06/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.