Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5138 E. 2020/3039 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5138
KARAR NO : 2020/3039
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/09/2018 tarih ve 2015/985 E- 2018/861 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 16/10/2019 tarih ve 2019/1765 E- 2019/1380 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete olan cari hesap borcunun tahsili amacıyla yapılan ilamsız takibinin davalı borçlunun itirazı üzerine durduğunu, oysa alacağın müvekkilinin ticari defterlerindeki kayıtlar itibariyle sabit olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı şirket adına dava açan vekilin şirket adına dava açma hakkı bulunmadığını, zira, davacı şirketin A grubu ve B grubu hissedarları bulunduğunu, ortaklar kurulu kararına göre şirketin her iki grubu da temsil eden müdürlerin müşterek imzasıyla temsil edilebileceğini, A grubu hisselerinin sahibi olan ortağın davacı vekiline gönderdiği ihtarnameyle vekili azlederek şirket adına herhangi bir işlem yapmaması gerektiğini bildirdiğini, talebin zamanaşımına uğradığını ve müvekkilinin davacı şirkete borçlu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ortaklarının …,… ve BüyükOsmanoğulları Day. Tük. Mal. A.Ş. olduğu, BüyükOsmanoğulları şirketinin davacı şirkette %50 ortak olduğu, Engin ve Hasibe Ramzey’in birlikte %50 ortak oldukları, ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin biri A grubundan biri de B grubundan olmak üzere en az 2 müdürle temsil edilebileceğinin ortaklar kurulu kararıyla belirlendiği, her iki gruptan en az bir yetkili imzasıyla şirket işlerini takip için vekalet verilebileceği, davacı şirket adına bu davayı açan vekil avukat, …’nun A grubu şirket yetkililerince azledildiği ve azilin kendisine bildirildiği, vekilin müvekkili adına dava açması için genel vekaletnamesinin bulunması ve davayı takip konusunda özel talimatın gerekli olduğu, şirketin %50 ortağı olan Büyükosmanoğulları Day. Tük. Malzm.A.Ş. tarafından dosyamız da davacı şirket adına davayı açan vekil Avukat …’na Bornova 6.Noterliği vasıtasıyla A grubu yetkili müdür onayı olmadan hiçbir işlem yapılmaması konusunda ihtarname gönderildiği ve 17/04/2015 tarihinde vekile tebliğ edildiği, bu durumda şirketin %50 ortağı olan kişiler tarafından şirket adına dava açmak üzere vekaletname verilmesi konusunda yetki bulunmadığı gibi vekaletnameyi düzenleyen kişilerin …ve … isimli kişiler olduğu, vekaletnamede A grubu ve B grubu şirket ortağı oldukları, davacı vekilinin şirket ortakları birlikteyken düzenledikleri vekaletnameye dayanarak şirket adına kendisine vekalet verenlerden biri olan davalı …’a karşı bu davayı açtığı, bu durumda davacı vekilinin vekillik görevi ve yetkisi bulunmadığı halde bu davayı açmış olduğu, bu hususun HMK’nın 114/f. maddesi uyarınca dava şartı olduğu, ayrıca, işbu davanın davacı şirketin %50 hissedarlarından … tarafından açıldığı, ancak adı geçenin şirketi tek başına temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığı, bu nedenle davacı şirket adına vekaletname düzenleyen …’in davada şirket adına tek başına dava ehliyeti bulunmadığı, dava ehliyetinin ise dava şartı olduğu, dava şartlarının resen nazara alınması gerektiği gerekçesiyle, davanın HMK’nın 114/1-d,f ve 115/2.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.