Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17002 E. 2020/10777 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17002
KARAR NO : 2020/10777
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde ütücü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ödenmeyen ücret alacağı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı dava dilekçesinde, ücretinin asgari ücretten daha düşük ödendiğini, eksik ödenen kısmın tahsili gerektiğini ileri sürmüş; yargılama sırasında sunduğu beyan dilekçesi ile kendisine hangi yıllarda hangi miktarda ödeme yaptığını somutlaştırarak sonuç itibariyle eksik ücret alacağının miktarını açıklığa kavuşturmuştur. Mahkemece davacının bu beyanı doğrultusunda eksik ücret alacaklarının hüküm altına alınmasında isabetsizlik yok ise de, hükmedilen miktara asgari geçim indiriminin de dahil edilmesi isabetli değildir. Davacının dava dilekçesinde asgari geçim indirimi alacağının ödenmediğine yönelik bir beyanı bulunmadığı gibi, asgari geçim indirimi alacağı adı altında talebi de bulunmamaktadır. Davacının dava dilekçesindeki talebinin eksik ücret alacağının tahsiline ilişkin olduğu dikkate alınarak sadece bu alacak yönünden hüküm kurulması gerekirken, ayrıca asgari geçim indirimi de dahil edilmek suretiyle sonuca gidilmesi hatalıdır.

3-Davacının fazla çalışma iddiasını tanık anlatımları ile ispat ettiği kabul edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftada beş gün 08.30-18.30 saatleri arasında bir saat ara dinlenme ile günde 9 saat çalıştığı, cumartesi günü ise 08.30-13.00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenme süresi kullanarak 4 saat çalıştığı, sonuç olarak haftada 4 saat fazla çalışma yaptığı belirlenmiştir. Yargılama sırasında dinlenen davacı ve davalı tanıkları, davacının 45 dakika yemek süresi olduğunu ve ayrıca her biri 15 dakika olmak üzere iki adet çay molası kullandığını beyan etmiştir. Davacı ve davalı tanıklarının ara dinlenme süresine yönelik anlatımları birbiri ile örtüşmektedir. Bu halde, yasal ara dinlenme sürelerine itibar edilerek sonuca gidilmesi mümkün değildir. Davacının hafta içi 08.30-18.30 saatleri arasında çalıştığı, bu çalışma düzeninde 1 saat 15 dakika ara dinlenme süresi kullandığı kabul edilmeli, buna göre haftalık fazla çalışma süresi belirlenmelidir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.