YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6177
KARAR NO : 2020/7344
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 ve 35 inci maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254 üncü maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde, 6763 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı cihetle, somut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi kapsamında kalan basit yaralama eyleminin kanun değişikliği öncesinde de uzlaştırma kapsamında bulunduğu sanık ve katılanın uzlaşmak istemediklerini bildirmeleri, yapılan uzlaşma teklifinin de usulüne uygun olması karşısında tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Katılan hakkında Büyükçekmece Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 19.01.2015 tarihinde düzenlenen adli raporda; sağ yanakta yaygın hafif ödem mevcut olduğu, yaralanmanın “basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği” bildirildiğine göre, suçun işleniş biçimi, yaralanmanın derecesi, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ulaştığı boyut da dikkate alınarak, TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca temel cezanın alt ve üst sınır arasında makul bir oranda belirlenmesi yerine, işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız olacak şekilde yeterli gerekçe de gösterilmeden en üst hadden hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka sabıkasının bulunmadığı da gözetildiğinde, sanığın tekerrüre esas alınan ilamına konu suçun 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen “tehdit” suçuna ilişkin olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili ihbarda bulunarak uzlaştırma işleminin uygulanması sağlanarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinin zorunlu olması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.