Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/253 E. 2020/3555 K. 27.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/253
KARAR NO : 2020/3555
KARAR TARİHİ : 27.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü
Sanık hakkında müştekiye yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi nedeniyle açılan dava sonucunda 26/02/2014 tarihinde verilen, mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeyerek kesinleştiği, Dairemizin 25/01/2018 tarihli ve 2017/5543 E.-2018/325 K. sayılı ilamı ile mahkumiyet hükmünün kanun yararına bozulduğu, mahkumiyet hükmünün verildiği 26/02/2014 tarihi ile kanun yararına bozma tarihi olan 25/01/2018 arasında zamanaşımının durduğu, duran zamanaşımı nedeniyle de zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1-Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan sanık hakkında gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanığın 22/11/2002 günü gece saat 22.00 sıralarında haklarında mahkumiyet kararı verilip bu hükümlerin kesinleştiği temyiz dışı … ve … ile birlikte müşteki …’e ait ikamete giriş kapısının kilit bölümünü kurmak suretiyle içeri girerek 5.385 TL değerindeki eşyaları çalması şeklinde gerçekleyen olayda; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca sanık lehine olan Kanun’un önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı TCK’nın 493/1-son. ve 522. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/4, 119/1-c ve 151/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı hükümler kurulup elde edilecek sonuca göre lehe olan Kanun’un belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanığın müştekinin ikametinden çaldığı eşyaların değeri itibariyle pek fahiş olduğu, sanığın cezasının 765 sayılı Kanun’un 522/1. maddesi gereğince doğru bir şekilde ½ olarak arttırıldığı belirtildiği halde, cezanın ¼ oranında artırılması suretiyle eksik ceza tayini,
4-Dairemizin 25/01/2018 tarihli kanun yararına bozma ilamından önce verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen 26/02/2014 tarihli kararda sanık hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK’nın 493/1 ve 61. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 8 ay hapis cezasının 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK’nın 493/1 ve 522. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
5-Sanığın suça konu eylemi temyiz dışı … ve … ile birlikte gerçekleştirdiğinin ve bu itibarla eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesinde düzenlenen ve alt sınırı 8 yıl olan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın eyleminin aynı Kanun’un 493/1. maddesinde düzenlenen ve alt sınırı 3 yıl olan hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
6-Gerekçeli kararın karar başlığında suç adının hırsızlık yerine iftira olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde sanık hakkında 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27/02/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.