YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3346
KARAR NO : 2020/8561
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (Değişen suç vasfı ile dolandırıcılık)
HÜKÜM : 1) Sanık … hakkında; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraat
2) Sanık … hakkında; TCK 157/1, 62, 52, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık …’ın beraatine ve dolandırıcılık suçundan sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hükümler katılanlar vekili ile sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanların, …. Nakliyat firmasının sahipleri olup Dilovası ilçesinde faaliyet gösteren …. fabrikasının yüklerini taşımak için anlaşmalarının bulunduğu, suç tarihinde …. fabrikasından Balıkesir iline gönderilmek üzere 16.200 kg inşaat yalıtım malzemesini kendisini “….” olarak tanıtan sanık … ile temyiz dışı sanık …’a ait …. plaka sayılı Renault marka çekici ve…. plaka sayılı dorseye yükledikleri, ancak yükün Balıkesir iline gitmediğini öğrenmeleri üzerine araştırmaya başladıklarında …. plaka sayılı dorseyi İstanbul …. Organize Sanayi …. Tır Parkında …. sayılı plaka takılı olarak buldukları, yapılan araştırmada …. plakalı çekicinin …. Lojistik adına kayıtlı olup tanık …. tarafından sanık …’e kiralandığı ve adı geçen sanığın diğer sanık …’ten temin ettiği … plakalı dorseye …. sayılı plakayı takarak katılanların yükünü almaya temyiz dışı sanık … ile gittiği, yük yüklendikten sonra diğer sanık … ile buluşarak yükü sahiplendikleri, sanık …’in dorseye … plakasını taktığını kabul ettiği ancak yükü aldıktan sonra sanık …’in kendisini bularak dorseyi istediğini, kendisinin dorsenin yüklü olduğunu söylemesi üzerine sanık …’in “Biz yükü yerine boşaltırız, ondan sonra kendi yükümüzü götürürüz” dediğini savunmuş ise de, gerek sanık …’in ve gerekse bu savunmaya benzer beyanda bulunan temyiz dışı sanık …’ın beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanıkların iştirak halinde hareket edip çekici ve dorse ayarlayarak katılanların yükünü aldıktan sonra yerine teslim etmemek suretiyle sahiplendikleri, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği, yapılan yargılama sonunda mahkemece, sanıkların başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri cihetle, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabul olunduğu olayda; sanık …’in kendisini katılanlara …. olarak tanıttığının ve suça konu malları teslim almadan önce araç plakasını değiştirip sahte plaka taktığının iddia edilmesi karşısında, eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 21/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.