YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20172
KARAR NO : 2012/30117
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum ile aralarında 15.6.2007 tarihinde … hizmeti satın alma konusunda bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna rağmen davalının değişik gerekçelerle hastane tarafından kurumdan fazladan tahsil edilen toplam 1.175.129 TL nın alacaklarından mahsup edileceğinin davalı kurumca bildirildiğini ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme ile kararlaştırılan … mahkemelerinin yetkili olduğunu kaldı ki, ceza-i işlemi uygulayan birim olan Fatih Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davalının ikametgahı mahkemesi olan … Asliye Hukuk Mahkeme’nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme tarihi 15.06.2007 olup, sözleşme ve dava tarihi itibariyle henüz 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmemiştir. Sözleşme HUMK hükümleri yürürlükteyken imzalandığına ve dava açıldığına göre, yetki konusunun da bu çerçevede çözümlenmesi gerekmektedir. HUMK’un 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı 2012/20172-30117
Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı yada vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı Kanunun 22. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri de belirtilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi karalaştırmış olmaları, genel ve özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, genel veya özel yetkili mahkemede de açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
Somut olayda dava, davacı şirket ile davalı kurum arasında imzalanmış olan, … hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacının sahibi olduğu hastane Gaziosmanpaşa’da bulunduğundan, HUMK’nun 10. maddesi gereğince, sözleşmenin ifa edildiği yer Gaziosmanpaşa’dır. Dolayısıyla davacı şirkete ait hastanenin bulunduğu yer mahkemesi olan Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakma yetkisine sahiptir. O halde mahkemece davanın yetkili mahkemede açıldığı gözetilerek işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.