YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2446
KARAR NO : 2020/4043
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2017 tarih ve 2016/337 E-2017/550 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.06.2018 tarih ve 2018/362 E-2018/429 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı tarafından takibe konu edilen bonoda, avalistin davacı …-Kaderi, lehtarın davadışı …, son hamilin davalı … olarak göründüğü ve davacı KK Petrol ve Petrol Ür. Dış Tic. Ltd. Şti’nin de kaşesinin bulunduğu, bononun davadışı lehtar … ile aralarındaki protokol gereği teminat olarak davadışı lehtara verildiği, davacı şirketin ise sorumluluğunun olmadığını belirterek davacıların davalıya borçlarının olmadığının tespitine ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun teminat senedi özelliklerini ihtiva etmediğini, kendisinin iyiniyetli 3. kişi hamil olduğunu belirterek davanın reddine ve davacılar aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve davacı asilin duruşmada bonodaki imzaları kabul etmesi üzerine, davalının iyiniyetli 3. kişi hamil olduğu, dava dışı lehtar ve davacı arasındaki protokolde davalının taraf olmadığı, davalının iyiniyetli olmadığının ve bile bile bono borçluları olan davacılar zararına kötüniyetle hareket ettiğinin kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama sonucu, bononun teminat senedi olduğu iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği, bu iddianın şahsi defi olduğu, davalının iyiniyetli 3. kişi hamil olduğu ve bonoyu ciro ile devralırken bile bile borçluların zararına kötüniyetli olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı, ayrıca davacı asilin imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği, davacının imzalardan birini kendi adına, diğerini davacı şirketi temsilen attığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 6102 sayılı TTK’nın 702/2. maddesi uyarınca aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, karardan bir örneğin dana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’ne, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 13.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.