Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2443 E. 2020/4107 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2443
KARAR NO : 2020/4107
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2017 tarih ve 2017/92 E- 2017/748 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.04.2018 tarih ve 2018/295 E- 2018/299 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya verdiği toplam bedelleri 118.000,00 TL olan bonoların bedelleri ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini, davalı hakkında yaptıkları şikayet nedeniyle davalının Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/17007 sayılı soruşturma dosyasında verdiği ifadede senetleri davacının talep etmediği için iade etmediğini beyan ettiğini davacı hakkında icra takibi başlatılması tehdidi bulunduğunu ileri sürerek, bedelsiz kalan bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senetlerde yazılı borçların davalıya ödendiğini, borcun ödendiği hususunda iki taraf arasında ihtilaf bulunmadığını, borcun ödendiği hususunda anlaşmazlık olmamasına rağmen bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu davanın açılmasından aylar önce davalının davacının borçlu olmadığını resmi kurumlar önünde ikrar etmesi nedeniyle davacı hakkında icra tehdidinden bahsedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senetlerin savcılık emanetinde bulunduğu gözetildiğinde senetlerin takip konusu edilmeyeceği gibi üçüncü kişilere de devredilmeyeceği açık olduğundan davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın usulden reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın davacının kendisine borcu olmadığını ve bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunmuş ise de bu dava tarihinden sonra davalının Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/85 esas sayılı dosyasında davacıdan 100.000,00-110.000,00 TL parayı geri istediğini, 70.000,00 TL’nin geri ödendiğini beyan ettiği bu durumun davacının icra tehdidi altında olduğunu gösterdiği, alacaklının elinde her an tehdit unsuru taşıyan bir senet ya da borç belgesinin mevcudiyeti karşısında borçlunun bu tehdit unsurundan kurtulmak ve maddi hukuk açısından borçsuzluğunun tespitine dair kesin hüküm elde edebilmek için dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senetlerin davacı tarafından davalıya verildiği ve bedellerinin ödendiği hususunda taraflar arasında ihlilaf bulunmadığı, ihtilafın bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadağı noktasında olduğu, alacaklının elinde her an tehdit unsuru taşıyan bir senet ya da borç belgesinin mevcudiyeti karşısında borçlunun bu tehdit unsurundan kurtulmak ve maddi hukuk açısından borçsuzluğunun tespitine dair kesin hüküm elde edebilmek için dava açmakta hukuki yararının bulunduğundan davalı vekilinin istinaf nedenlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.044,58 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
14.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.