YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9773
KARAR NO : 2013/7274
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı (ZMSS) olduğu araç sürücüsünün tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasında, araç içinde yolcu olan davacının yaralandığını, tedavi gördüğünü ve tedavinin halen devam ettiğini, daimi sakatlık (iş göremezlik) nedeniyle davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, hesaplamada gelir durumunun dikkate alınmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla ortaya çıkacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL. daimi iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirlenen maluliyet oranına ve yapılan hesaplamaya göre zarar bedelinin davacıya ödendiğini, ibraname alındığını, müvekkilinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kalmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen miktarla, davalının yaptığı ödemeye göre davacı tarafından verilen ibranamedeki miktar arasında fahiş bir fark olmadığından, ibraname nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-) Her ne kadar gerekçeli karar içeriğinde dava konusu olmayan hususa (tedavi gideri) dair değerlendirme yapılmış ise de bu yönün maddi hataya dayalı olarak karara sehven yazıldığı değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2-) Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazada davacının yaralandığı tedavi gördüğünü, tedavinin devam
ettiğini, davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, davacının (gerçek) maluliyet oranının (yargılama sırasında) Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla ortaya çıkacağını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eksik ödenen daimi iş göremezlik zararının tahsili için dava açmıştır.
Buna göre, mahkemece davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle oluşan daimi maluliyet oranı ile kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumu belirlenip, hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınmadan hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
O halde, davacı tarafça Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden alınıp dosyaya sunulmuş olan (% 32 maluliyete ilişkin) rapora bağlı kalınmadan, mahkemece davacının tüm hastane ve tıbbi kayıtlarının getirtilerek davacının daimi maluliyet oranı yönünden, en yakın Adli Tıp Kurumu Şubesi’ne sevkinin sağlanarak, meslek grubu ve arıza ağırlık ölçüsü gibi çalışma gücü kayıp oranının tespitinde etkili unsurları gösterir Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tesbit İşlemleri Yönetmeliği’ne uygun olarak düzenlenmiş bir heyet raporu alınması, kaza tarihi itibariyle, davacının aylık sürekli ve net gelir durumunun (davacı tarafça ileri sürülen maaş, şirket ortaklığı vs.) kesin ve tereddütsüz olarak araştırılıp belirlenmesi, kazanç durumu yönünden somut verilere ulaşılamadığı takdirde, olay tarihindeki asgari ücrete göre hesaplama yapılacağının göz önünde bulundurulması, elde edilecek verilere göre davacının kaza tarihi itibariyle daimi iş göremezlik zararının hesaplanması için aktüerya uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davacının gerçek maluliyeti belirlenmeden ve gelir yönünden 16.2.2009 tarihinde meydana gelen kazaya karşın davacı tarafça ibraz edilen Aralık/2009 tarihine ait maaş bordrosuna bağlı kalınarak yapılan hesaplamalara göre değerlendirme yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.