Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/2106 E. 2020/12785 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2106
KARAR NO : 2020/12785
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ : Sakarya 9. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı … bünyesinde şehiriçi otobüs şoförü olarak Mart/2007 tarihinden çalıştığını, iş akdinin 2015 yılında feshedilmişse de açtığı kıdem tazminatı davasını kazandığını, davalı Belediyenin personel ihtiyaçlarını alt işverenler aracılığı ile gidermek zorunda kaldığını, … A.Ş. nin işçisi olarak görülen davacının aynı yerde ve aynı işi yapmaya devam ederken yine büyükşehir iştirakı olan …A.Ş.’ ye devredildiğini, davacı ve diğer şoför olarak çalışan işçilerin tümünün Belediye Daire Başkanlığınca işe alındığını, davacının en son 2.200,00 TL civarı ücret aldığını ancak kadrolu işçilerin 3.000,00 TL çıplak ücrete ek olarak sosyal yardım, sendikal ikramiye, devlet ikramiyesi, gece zammı gibi kazançlar elde ettiklerini, davacının Hizmet-iş Sendikası üyesi olduğunu, 2013 tarihi öncesi yasal hakkı olan asgari geçim indirimi ücretlerine ilave edilmediğini, taşeron işçilerin ilave tediye alacağı alamadıklarını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL ücret farkı, toplu iş sözleşmesinden doğan 500,00 TL sendikal ikramiye, 500,00 TL sosyal yardım ücretleri, 500,00 TL gece zammı, 500,00 TL asgari geçim indirimi ödenmeyen tutar, 1.000,00 TL ilave tediye alacağı, 500,00 TL kıdem tazminatı bakiye alacağı, 500,00 TL izin ücreti farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davacının alacaklarının zaman aşımına uğradığını, davacının belediye personeli olmadığını, davacı ile müvekkil idare arasında hizmet ilişkisinin kurulmadığını, davacının … A.Ş çalışanı olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının çalışması süresince alacaklarının banka hesabına yatırıldığını, davacının da bir itirazda bulunmadan bu ödemeleri kabul ettiğini savunarak davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddini aksi takdirde esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dosya kapsamına göre davacının davalı … tarafından kurulan … Anonim Şirketi ve …Anonim Şirketinde şehir içi otobüs şöförü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davalı … tarafından şehir içi otobüslerinin işletilmesi ile ilgili işler kapsamında dava dışı şirketlerce sözleşme yapıldığı davacının da bu kapsamda dava dışı şirketlerin işçisi olarak çalıştığı görülmektedir.
Mahkemece alınan(muvazza) bilirkişi raporunda; şirket hisselerinin yaklaşık %99’unun belediyeye ait olduğu ve sözleşmenin işçi teminine yönelik olduğu gerekçesiyle davalı … ile ilgili şirketler arasındaki ilişkinin muvazaa olduğu sonucuna varılmış ise de kanunun vermiş olduğu yetkiye dayanılarak belediye tarafından kurulan şirketlere belediyenin bir kısım işlerinin gördürülmesi işçi teminine yönelik olarak değerlendirilemez.
5393 sayılı Belediye Kanunun 67.maddesi uyarınca toplu ulaşım ve taşıma hizmetlerine yönelik işlerin alt işverence gördürülmesi mümkündür.
Şirket hissesinin büyük bir kısmının ya da tamamının Belediyeye ait olması tek başına aradaki ilişkinin geçersiz olduğu şeklinde değerlendirilemez.
Davalı … ile dava dışı şirketler arasındaki ilişki geçerli olduğundan davacının davalı Belediyenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir.
Davacının Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan fark alacaklara ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.