Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/2011 E. 2013/6144 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2011
KARAR NO : 2013/6144
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araçla dava dışı sigortalının yakınlarını tedavi ettirmek amacıyla davalı hastaneye geldiğini, aracı otopark görevlisi diğer davalıya teslim ettiğini, aracın davalı tarafa ait otoparktan çalındığını, 39.000 Tl araç bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıların aracın çalınması nedeniyle kusur ve sorumluluklarının bulunduğunu belirterek 39.000 TL.nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin otopark işletmecisi olmadığını sigortalının aracını ücret karşılığı bırakmadığını, otopark olarak kullanılan yerin hasaneye gelen hasta ve yakınlarının araçlarını park ettikleri bir yer olduğunu, sigortalının aracını park yerinden alıp bir başka yere bıraktığını, anahtarını da görevliye teslim etmeden anahtar kutusuna bırakarak gittiğini, müvekkillerinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 19.500 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göredavalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kurallarına dayanarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacının tazminat isteminin temeli, BK.nun 463 maddesinde tanımlanan vedia sözleşmesine dayanmaktadır. BK.nun 463 maddesi hükmüne göre saklama bir sözleşmedir ki, onunlya saklayıcı saklatanca kendisine bırakılan taşınır bir malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına girer. Davacı taraf davalıların sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle koruma borcuna aykırı davranması nedeniyle oluşan zararını istemiştir.Saklayıcı kendisine güvenerek teslim edilen taşınır mali her türlü tehlikeye karşı korumak üzere gerekli güvenlik önlemlerini almak zorunda olup, bunu yapmadığı takdirde meydana gelen zarardan sorumludur. Ancak saklayıcının sorumlu tutulabilmesi için taşınır malın usulüne uygun şekilde ona teslim edilmesi fiili zilyetlik alanına girmesi gerekir.
Somut olayda, sigortalı annesi ve eşini tedavi ettirmek amacıyla aracı ile davalının işlettiği hastaneye gelmiş, aracının anahtarını hastanenin otopark görevlisi olan diğer davalı … Yalcın’a teslim etmiş, bu şekilde aracın ve araç anahtarının fiili zilyetliği davalı tarafa geçmiş ve taraflar arasında vedia sözleşmesi kurulmuştur. Ancak dava dışı sigortalı hastanede işlerini bitirdikten sonra aracının anahtarını güvenlik kulübesi içinde kutudan alarak aracının park yerindeki yönünü değiştirmiş ve anahtarı aynı şekilde o anda güvenlik görevlisi bulunmayan kulübedeki anahtarların alınıp bırakıldığı kutunun içine bırakıp camiye gitmiş, döndüğünde aracın 100mt kadar ilerisinde bekleyen eşi ve annesinin aracın çalındığını söylemeleri üzerine anahtarın bırakıldığı kutuda olmadığı aracın anahtarı ile çalındığı anlaşılmıştır. Otopark görevlisinin kulübede olmadığı zamanlarda kulübenin kapısının kilitli, camının çekili vaziyette, ancak itilince açılacak şekilde bırakıldığı, cam itilerek kulübe içinde koltuk üzerine bırakılan kutunun içinden anahtarların tekrar bırakılırken otopark görevlisinin
yerinde olmadığı sigortalının kendi insiyatifiyle aracının anahtarını perceresi itildiğinde açılabilen kulubedeki kutuya bıraktığı bu şekilde aracın anahtarının ve aracın çalındığı görülmektektedir.
Sigortalı tarafından aracın anahtarı alınmakla artık anahtarın ve aracın fiili hakimiyeti sigortalıya geçtiğinden taraflar arasındaki vedia sözleşmesinin devam ettiğinden ve davalıların hukuki sorumluluğundan sözedilemez.
Sigortalı aldığı anahtarı otopark görevlisine usulüne uygun şekilde yeniden teslim etmemiştir. Araçlar anahtarını otopark görevlisi bulunmayan kubübenin camını iterek açıp oradaki kutuya bırakan sigortalı bu davranışıyla anahtarının ve aracın çalınmaına kendisi sebebiyet vermiştir. Davacı …, halefi olduğu sigortalının kusuruna dayanarak davalılardan zararın tazminini isteyemez. Aracın davalı tarafın hakimiyetinden çıkması nedeniyle davalılara kusur izafe edilemez.
Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalı tarafından %50 oranında kusurlu olduğuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 2.5.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre kararın onanması görüşüyle sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma gerekçesine katılmıyorum.
Karşı Oy