Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5344 E. 2020/5471 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5344
KARAR NO : 2020/5471
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Duvarın Kal’i Ve Sınıra Alınması, Maddi Manevi Tazminat, TMK’nin 737’deki Yükümlülüklerin Hatırlatılması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar vekili, vekil edenlerinden Sait’in 962 ada 5 nolu parselin maliki olduğunu davalı …’nin ise 12 nolu parselin maliki olduğunu, diğer davalı …’in Piyale’nin binasında giriş katındaki dairede Eylül 2009 -Temmuz 2011 tarihleri arası oturan kiracısı olduğunu, vekil edeninin binasının bitişiğinde bulunan sınır duvarının müvekkiline ait parsel içinde kaldığını, davalıların duvarın maliki olduklarını iddia ederek duvar üzerine paravan çektiklerini, paravan sebebiyle müvekkillerinin penceresinin kapandığını, vekil edenlerinin paravan takılmasını engelleme girişimleri sırasında taraflar arasında tartışma yaşandığını müvekkillerine hakaret edildiğini belirterek, davalıların elatmasının önlenmesine, duvarın kâl’i ile taraflarının taşınmazlarının gerçek sınırına alınması veya bedelinin tahsiline, davalıların komşuluk hukukuna aykırı davranışlarının giderilmesi, takmaya çalıştıkları paravanın engellenmesi ve TMK’nin mad. 737’deki komşuluk hukukuna dair yükümlülüklerin hatırlatılması, davalıların müşterek ve müteselsilen haksız davranışları nedeniyle şimdilik 5.000 TL maddi, müvekkillerinden Sait, Neşe ve …için 5.000’er, diğerleri için 2.500’er TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava açılmadan önce vekil edeninin dava konusu yerden taşındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, meni müdahale yönünden kabulüne, dava konusu 962 ada 5 nolu yerde keşif krokisinde sarı ve kırmızı ile taralı dava konusu yerlere davalıların müdahalesinin menine, kırmızı ile taralı kısma yapılan duvarın yıkılmasına, davalıların paravanı davadan önce kaldırdıkları anlaşıldığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, ancak bunu daha önce mükerrer olarak taktıkları anlaşıldığından takmamaları konusunda uyarılmalarına, davacının maddi tazminat yönünden zararı olan 1.900,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davalı … yönünden bu talebin reddine, davalı … yönünden davanın her bir davacı için 1,500 TL üzerinden kabulüne, olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınıp davacılara verilmesine, artan kısmın reddine karar verilmiş olup; hüküm davalı … vekili, davalı … vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, duvarın kâl’i ve sınıra alınması, maddi manevi tazminat, TMK’nin mad. 737’deki yükümlülüklerin hatırlatılması istemlerine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin tüm, davalı … vekili ve davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı …’in elatmanın önlenmesi ve kâl yönünden temyiz itirazının incelenmesinde; davalı …’in diğer davalı …’nin Eylül 2009-Temmuz 2011 tarihleri arası kiracısı olduğu dava dilekçesinde belirtilmiştir. Eldeki dava ise 13.09.2011 tarihinde açılmıştır. O halde, davalı …’in dava açıldığı sırada çekişmeli taşınmazda oturmadığı davacı tarafın da kabulündedir. Dava açıldığı sırada dava konusu yerde oturmayan dolayısıyla hiçbir müdahalesi bulunmadığı sabit olan davalı …’e karşı açılan elatmanının önlenmesi ve kâl taleplerinin reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
3.Davalı … vekili ve davalı … vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazına gelince; dava konusu taşınmazlar arasındaki duvarın davacı tarafın taşınmazına tecavüzlü olduğu belirlendiğine göre, 500 TL duvara verilen zarar dışında duvarın sınıra çekilmesi adıyla ayrıca bir tazminata hükmedilmiş olması da doğru olmamıştır. Duvara yönelik kâl kararı ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca duvar için bedele hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı … vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (3) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüne ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 2 ve 3 nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harçların istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 25,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 28.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.