Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/1090 E. 2020/9063 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1090
KARAR NO : 2020/9063
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Davanın reddi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 1-b madde ve fıkrası uyarınca basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen suçlar bakımından “kovuşturmanın ertelenmesi” kurumunun öngörülmesi karşısında, sanığın hukuki durumunun bu kapsamda değerlendirilmesi zorunluluğu;
2-Kabule göre de;
Sanık hakkında katılana yönelik 28/09/2010 tarihinde işlediği suçtan 20/10/2011 tarihli iddianameyle dava açıldığı ve Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/09/2014 tarihli 2014/32 esas ve 2014/299 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, incelemeye konu dosyada da sanığın 28/08/2011 tarihinde işlediği suçtan 03/05/2012 tarihli iddianameyle dava açıldığı, 20/10/2011 tarihli iddianameye konu olan tehdit suçunun adalet.org sitesinde 28/09/2010 tarihinde açılan ” Başkanlık Bürokratları ile ilgili başvuru” başlıklı formda işlendiği, incelemeye konu tehdit suçunun ise 28/08/2011 tarihinde açılan ” sayın … oralarda ne var ne yok” başlıklı formda işlendiği, her ne kadar sanığın her iki dosyaya konu tehdit sözleri benzerlik gösterse de eylemlerin farklı olup aynı anda gerçekleşmediği ve her iki suç arasındaki zaman dilimi de dikkate alındığında incelemeye konu tehdit suçunun ayrı suç teşkil edeceği dikkate alınmadan, yerinde görülmeyen gerekçeyle davanın reddine kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.