YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7041
KARAR NO : 2013/5934
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar … vekili ve … tarafından temyiz edilmiş, davalı … vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 30.4.2013 Salı günü davacı vekili Av. … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili davalılar … ve …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile …’in kendisine ait taşınmazları davalı …’na, …’nın ise kendisine ait taşınmazı davalı …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalı …’e 23.03.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise davalı … tarafından 6100 sayılı HMK.nın geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 10.04.2012 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra davalı … tarafından yapılan temyiz isteminin Reddi gerekmiştir.
2-Davalı …’nun temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, aralarındaki ticari ilişki ve tüm dosya kapsamına göre davalı …’in borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında karar harcının tasarrufa konu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile takip konusu alacaktan hangisi daha az ise o değer üzerinden hesaplanması gerekir. Harç hususu kamu düzeni ile ilgili olmakla resen göz önüne alınması gerekir. Bu nedenle karar harcının taşınmazların tapu kaydında yazılı satış bedelleri üzerinden hesaplanması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nin geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlele hüküm fıkrasının 3. bendinin 1. satırında yazılı “2.376 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “7.100.97 TL” ibaresinin yazılması, aynı bendin 3. satırında yazılı “564.30 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “3.326.40 TL” ibaresinin
yazılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, duruşmada vekille temsil alınmayan davalı … ve … yararına vekalet ücreti takdiren yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve …’na geri verilmesine 30.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.